Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3234 E. 2022/7994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3234
Karar No
2022/7994
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2016/151 E- 2017/373 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2018/1277 E- 2021/422 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında müvekkilinin ERP modüllerinin kullanım hakkı konusunda sözleşmeler imzalandığını, buna göre 14/12/2004 tarihli sözleşmede 15 kullanıcının, 17/10/2006 tarihli sözleşmede ise 45 kullanıcının bu modülleri kullanacağının kararlaştırıldığını, 2004 ve 2006 yılında yapılan sözleşme sonrasında davalının herhangi bir kullanıcı arttırım talebi olmadığını, ancak davalının toplam 416 kullanıcıya hizmet verdiğinin delil tespiti dosyasıyla anlaşıldığını, fazladan 356 kullanıcı için 378.078,00 USD'nin TL karşılığı 869.565,00 TL, 210.040,00 EURO'nun TL karşılığı 567.108,00 TL'nin ödenmesi gerektiğini belirterek bu tutarların 27/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, kalan 302.457,00 TL'nin de dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile çeşitli dönemlerde hukuken ve fiilen birbirinden bağımsız ERP sözleşmeleri imzalandığını, 2004 yılındaki sözleşmenin tüm sonuçlarıyla ortadan kalktığını, 2006 yılındaki sözleşmenin yerine geçmek üzere de 2010 yılında sözleşme imzalandığını, 2010 yılında yapılan sözleşmede kullanıcı sayısı sınırlaması bulunmadığını, ayrıca kullanılan programlarda aksaklıklar bulunduğunu, program eksikliği hususunun müvekkili bakımından katlanılamaz aşamaya geldiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savuma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalının kullanımlarının olduğu, herhangi bir fazla kullanım olmadığı, davacının mali haklarına tecavüzün gerçekleşmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasında 2004, 2006 ve 2010 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, 2010 tarihli sözleşmenin konusunun daha önce imzalanan 2004 ve 2006 tarihli sözleşmelerle aynı olduğu, buna göre bu sözleşmenin daha önceki sözleşmeleri yenileme amacıyla yapıldığı, nitekim 2010 tarihli sözleşmede ERT yazılımının kullanımı yönünden kullanıcı sayısına dair bir sınırlandırma yapılmadığı vefakat davalı firma için yalnızca sunucu bazlı olarak lisanslama yapıldığı, bu lisanslama tipinde, kullanılan yazılımın kopyalanıp başka sunuculara yükleme yapılmadıkça kullanıcı artışından etkilenmeyeceği, bahse konu sözleşmede kullanıcı sayısından bağımsız ve yalnızca sunucu bazlı kullanım lisansı satın alındığından, davacıya ait yazılımın mali haklarına bir tecavüzden bahsedilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi'nce bu konuda alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine elverişli nitelikte bulunduğu, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile İlk Derece Mahkemesinde alınan rapor arasında farklılıklar bulunmakta ise de, yargılama sırasında alınan rapor tespit raporu yönünden değerlendirme yapmış olup, bu değerlendirmelerin yerinde olduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3234, K. 2022/7994, T. 09.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-3234-e-2022-7994-k-b675caef341f