Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/2470 E. 2022/7510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2470
- Karar No
- 2022/7510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.11.2018 tarih ve 2017/138 E. - 2018/368 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.12.2020 tarih ve 2019/199 E. - 2020/1578 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ...’in ticari faaliyetlerini 30 yılı aşkın süredir ‘‘YOLGİDEN İNŞAAT’’ markası altında gerçekleştirdiğini, müvekkilinin babası ...’in 1980 tarihinde kurduğu aile şirketi Yolgiden İnşaati 1998 yılında devralmış olup; 2010 yılına kadar ... ve Yolgiden ibareleri ile inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, Yolgiden İnşaat işletmesinin, Yolgiden İnşaat markası ile 2010 yılından itibaren ... üzerine kayıtlı olarak faaliyetlerine devam ettiğini,müvekkilinin bu ibare üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğunu, Yolgiden ibaresi TPMK nezdinde tescil ettirilmemiş olsa bile hem işletme adı hem de marka olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığını, davalının müvekkillerinin yanında sigortalı olarak ve hatta işveren vekili sıfatıyla çalıştığını,güveni kötüye kullanımına yönelik eymleri nedeniyle iş ilişkisinin sona erdiğini, davalının kötüniyetli olarak YOLGİDEN ibaresini adına tescil ettirdiğini ileri sürerek dava konusu 2015/65733 işlem numaralı ‘YOLGİDEN’ ibareli markanın, benzerlik, tanınmışlık, gerçek hak sahipliği, nedenlerine dayalı olarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b, 8/1-b, 8/3, 8/5, 35 ve 4721 sayılı TMK’nın 2, 3 maddeleri delaletiyle KHK’nın 42/1-a ve b maddeleri gereğince tescil kapsamlarında yer alan tüm emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Yolgiden ibaresini inşaat ve yapı sektöründe maruf ve meşhur hale getirenin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalı yanın, birlikte faaliyette bulundukları, inşaat ve pvc-pencere sektörü bakımından "Yolgiden" ibaresi üzerinde birbirlerine karşı üstün hakka sahip olmadıkları, tarafların birlikte hak sahibi oldukları "Yolgiden" ibaresi bakımından, "inşaat ve pvc-pencere sektörlerinde ilgili sınıflarda" birbirlerine karşı markadan doğan haklarını kullanamayacakları, davalı yanın davacı yana karşı üstün ve öncelikli hakkının bulunmaması ve "Yolgiden" ibaresi üzerinde davacı yan ile birlikte hak sahibi olmaları nedeniyle, davacı yanın "yolgiden" ibaresi inşaat ve pvc-pencere sektörlerindeki ve ilgili sınıflardaki tescilsiz kullanımlarının engellenemeyeceği, davacı yanın "yolgiden" ibaresi ile inşaat, yapı, pvc-pencere sektöründe ilgili sınıflardaki, tescilsiz kullanımlarının davalı yan adına tescilli marka haklarına tecavüz oluşturmayacağı, "Yolgiden" ibaresi bakımından müştereken hak sahibi olan taraflardan herhangi birisinin ilgili markayı tescil ettirmek üzere müracaatta bulunmalarının kötü niyetli olarak yorumlanamayacağı, davalı adına tescilli 2015 65733 kod numaralı "Yolgiden" ibareli markanın tarafların birlerine karşı öncelik haklarının bulunmaması nedeniyle hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince tarafların "Yolgiden" ibaresini yıllarca birlikte kullandıkları, davalı ...’in, davacı ... yanında sigortalı çalışan olarak gözükse de vekaletname yoluyla geniş bir şekilde yetkilendirilmiş olarak ticari faaliyet yürüttüğü, davacı ... yanındaki sigorta kaydının sonlanmasından hemen sonra tarafların müşterek kullanımında olan, "Yolgiden" ibaresini davacılara herhangi bir bilgi vermeksizin kendi adına marka olarak tescil ettirmesi ve hemen ardından davacılara yönelik ihtarname keşide edip "Yolgiden" markasını tescil ettirdiğini bildirerek bu markanın kullanılmamasını isteyerek, davacıların markayı kullanımının haksız olup, marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davacılar aleyhine tazminat talepli tecavüz davası açacağını beyan etmesi ve bu doğrultuda Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/86 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırması ve özellikle dava konusu YOLGİDEN markasını içerir şekilde, aynı zamanda davacıların ad ve soyadından oluşan hali ... ve ... ibarelerini Ticaret Ünvanı olarak kullanageldikleri ve davalıdan önce davacıların Ticaret Odasında bu ünvanla kayıt ve tescil olmaları, bu hali ile davalının, dava konusu marka bakımından üstün hakkının bulunmaması karşısında, davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği, kötü niyetli tescilin markanın hükümsüzlüğüne neden olacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacılar vekilinin istinaf istemi yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davalı şirket adına 07/08/2015 tarih, 2015/65733 no ile tescil edilen "Yolgiden" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.