Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/1866 E. 2022/7495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1866
Karar No
2022/7495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.09.2018 tarih ve 2018/518 E. - 2018/780 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2020/164 E. - 2020/449 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan ... plaka numaralı, 2012 model Range Rover sport marka aracı 27.11.2011 tarihinde satın aldığını, aracın 19.09.2012 tarihinde arızalandığını ve davalı şirketin servisine teslim edildiğini, ancak aracın 30 iş günü içerisinde tamirinin yapılarak müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü, araç bedelinin tahsili için açılan davanın müvekkili lehine sonuçlanarak kesinleştiğini, bunun üzerine davalının araç bedelini 02.06.2015 tarihinde icra dosyasına ödeyerek dosyayı kapattığını, dolayısıyla ayıplı aracın davalı şirketin servisine teslim tarihi olan 19.09.2012 ile araç bedelinin icra dosyasına yatırıldığı 02.06.2015 tarihleri arasında, müvekkilinin dava konusu araçtan mahrum kaldığını, bu süreçte ayıplı aracın davalının uhdesinde kaldığını, müvekkilinin aracın bedelini uzun zamandan sonra, icra yoluyla tahsil etmiş olduğundan dolayı yeni bir araç alamadığını, davalı şirketin uhdesinde olan ayıplı aracın yerine, bu araca muadil bir aracı (...plaka numaralı 2012 model Porsche Cayenne 3.0 Lt. V6 Dizel) 01.12.2012 tanzim ve başlangıç tarihli sözleşme ile kiraladığını, aracın kiralandığı tarihten ayıplı araç bedelinin icra dosyasına yatırıldığı 02.06.2015 tarihleri arasında geçen 30 aylık kira bedeli olarak 70.800,00 Euro tutarın banka havalesi yoluyla kiraya veren şirkete ödendiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 Euro bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16.01.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 70.800,00 Euro tutara hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu aracın müvekkili tarafından onarılmış olduğu halde, davacı tarafından teslim alınmadığını, bunun yerine davacının araç kiralama yolunu tercih ederek zararın artmasına neden olduğunu, ayrıca araç kiralama bedelinin fahiş olduğunu, muadili lüks bir araç yerine, makul orta sınıf bir araç kiralanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi’nce, davanın ayıplı araca muadil araç kiralama bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı şirketin, davalıdan 27.11.2011 tarihinde 308.397,54 TL bedelle, ... plaka sayılı, 2012 model, Range Rover sport marka araç satın aldığı, aracın 19.09.2012 tarihinde arıza yaptığı, bu tarihte davalı şirketin servisine bırakıldığı, davacı şirketin gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek davalı aleyhinde takip başlattığı, davalı şirketin takibe itiraz ederek durdurduğu, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/661esas sayılı dava dosyasında görülen davanın kabul ile sonuçlandığı, davalı şirketin icra dosyasına parayı 02.06.2015 tarihinde yatırdığı, taraflar arasındaki hukuki süreç göz önüne alındığında, davacı şirketin ayıba konu aracı 19.09.2012 – 02.06.2015 tarihleri arasında kullanamadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının aynı nitelikte kiraladığı araç için ödediği bedelin yerinde bulunduğu, davacı vekili tarafından ibraz edilen araç kiralama sözleşmesi ve ...’a ait 02.07.2015 tarihli, 70.800 Euro bedelli dekont göz önüne alındığında, davacının muadil araç kiralamak suretiyle bu miktarda ödeme yaptığı hususunun sabit olduğu, zarar ispatlandığından davalının makul bir araç üzerinden hesap yapılması yönündeki talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 70.800,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para alacaklarına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın, ayıplı aracın serviste bulunduğu süre içerisinde kullanılamaması nedeniyle aracın muadili bir araç kiralanmak suretiyle ödenen araç ikame bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı ile dava dışı Gintem Katı Atık Yönetimi A.Ş. arasında imzalanan 01.12.2012 tarihli araç kiralama sözleşmesinde, kiralanan aracın ...plakalı, 2012 model Porsche Cayenne3.0Lt V6 Dizel marka araç olduğu, aylık kira bedelinin 2.000 Euro +Kdv olarak belirlendiği, kiralanan araç için 30 aylık kira bedeli 70.800,00 Euro’nun kiraya veren dava dışı şirkete ödendiğine dair 02.07.2015 tarihli banka havale dekontunun bulunduğu, kural olarak davacı alıcının, davalının kusurundan dolayı aracı kullanamadığı süreye ilişkin uğradığı zararı, ikame araç bedelini isteyebileceği, bu zararın hesaplanmasında, davalı tarafça garanti edilen azami tamir süresini aşan süre yönünden zararın dikkate alınması gerektiği, davalı tarafın, dava konusu ayıplı araç onarıldığı halde, davacı tarafça teslim alınmadığını ileri sürdüğü, buna ilişkin bilgiye ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, ancak dosya kapsamında bulunan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/661 esas ve 2013/529 karar sayılı dosyasında alınan 05.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, ayıplı aracın onarımının 22.11.2012 tarihinde tamamlandığının, onarım görmüş vaziyette davalının servisinde bulunduğunun belirtildiği, anılan dava dosyasında, davalının 18.03.2013 tarihli davaya cevap dilekçesinde, ayıplı aracın onarımının tamamlandığını ve davacıya bildirildiği halde teslim alınmadığını beyan ettiği, davalının cevap dilekçesinin davacıya 16.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu gözetildiğinde, davacının dava konusu ayıplı aracın onarımının tamamlandığını bildiği halde davalıdan teslimi konusunda 16.04.2013 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü sonuç ve kanaatine varıldığı, bu değerlendirmeler ışığında, dava konusu aracın davalının servisine 19.09.2012 tarihinde teslim edildiği, dosyada yer alan garanti şartlarında tamir süresi 30 iş günü olarak belirtildiğinden, 30 iş gününün bu süreye eklenmesi suretiyle bu sürenin sona erdiği 31.10.2012 tarihi ile 16.04.2013 tarihleri arasında, davacının ikame araç bedelini talep edebileceği, dava konusu ayıplı aracın davacı şirketin yöneticisinin kullanımına tahsis edildiği ve bu yönde davalı tarafça bir itiraz da bulunulmadığından, muadili bir aracın kira bedelinin dikkate alınması gerektiği, bu bakımdan dosyada alınan bilirkişi raporundan, ayıplı aracın yerine kiralanan 2012 model Porche marka Cayenne tipi dizel bir aracın aylık kiralama bedelinin kadri marufunda olduğu belirtilmiş olduğuna göre aylık 2.000 Euro ve %18 kdv x 5 ay, 16 gün olmak üzere, 13.062,60 Euro hesaplanmış olmakla davacının davalıdan bu tutarı talep edilebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, istinafa konu İlk Derece Mahkemesikararının kaldırılmasına,davanın kısmen kabulüne, 13.062,60 Euro'nun dava tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince, devlet bankalarının yabancı para alacaklarına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. (1)HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi (2020) itibariyle 72.080,00 TL’dir. Davada davalı aleyhine hükmolunan miktar 13.062,60 Euro olup bu miktarın dava tarihi olan 23.07.2015 tarihindeki kur değeri karşılığı (1 Euro=2,97 TL) 38.795,92 TL, ıslah tarihi olan 16.01.2017 tarihindeki kur değeri karşılığı (1 Euro=4,0030 TL) 52.289,59 TL olup yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalının kendi hakkında kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (2) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1866, K. 2022/7495, T. 27.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-1866-e-2022-7495-k-af0b3b113b31