Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/1810 E. 2022/7457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1810
- Karar No
- 2022/7457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2020 tarih ve 2018/665 E- 2020/501 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.12.2020 tarih ve 2020/1192 E- 2020/1216 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından ise duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka lehine 1.500.000.-TL bedelli ticari işletme rehni tesis ettirdiğini, “Borç Tasfiye Sözleşmesinin” 4. maddesinde protokolün imzalanmasından sonra yapılacak başvuruyu müteakip davalı bankanın rehinleri kaldırmasının kararlaştırıldığını, sözleşmedeki şartların yerine getirilmesine rağmen davalı bankanın rehni kaldırmadığını ileri sürerek ticari işletme rehninin terkini ile kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, protokolün tamamının bir bütün halinde değerlendirilmesinde davacı talebinin doğru olmadığını, sözleşmenin 4/B maddesinin diğer maddeler ile birlikte nazara alınması gerektiğini, borcun devam ettiği sürece rehnin kaldırılamayacağının sözleşmenin 4/A ve 7. maddelerinde düzenlendiğini, borçlunun 30.06.2017 tarihinde ödemesi gereken 400.000.-TL'yi ödemediğini, teminat mektuplarını iade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 31.03.2014 tarihli protokolün 4/B maddesinde belirtilen başka bir davadan feragat şartının yerine getirildiği, anılan kararın kesinleştiği, protokolde ticari işletme rehninin kaldırılması için borcun tamamının ödenmesi gerektiği yönünde herhangi bir hükme rastlanmadığı, rehnin kaldırılması için gereken şartların yerine getirildiği, davanın kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ticari işletme rehninin kaldırılmasına, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan, aşağıda yazılı bakiye 76.848,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.