Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/8387 E. 2016/7463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/8387
- Karar No
- 2016/7463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2016 NUMARASI : 2016/2-2016/1 D. İŞ ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2016 tarih ve 2016/2-2016/1 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Karşı taraf (alacaklı) vekili 04.01.2016 tarihli dilekçesi ile vadesinde ödenmeyen çek tutarı kadar ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, mahkemece talebin kabulü ile borçluların taşınabilir ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. İtiraz eden (borçlu) vekili; mahkemenin yetkisiz olduğunu, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, kambiyo vasfını yitirdiğini, ayrıca 6 aylık zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; çekin adi belge niteliğine dönüştüğü, para alacağı söz konusu olduğundan mahkemenin yetkili olduğu, imzaya itiraz edilmediği, alacağın varlığına kanaat getirilmesinin ve yaklaşık ispatın yeterli olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir. Dava, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan çekin kambiyo vasfını yitirdiği, adi yazılı belge haline dönüştüğü, kambiyo vasfını yitirmiş olsa da çekin 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi uyarınca (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) uyarınca keşideci borçlu hakkında ilamsız takibe konu edilebileceği gerekçesiyle borçlunun itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak, borçlu keşideci ile alacaklı arasında temel ilişki bulunmadığı, alacaklının çeki ciro yoluyla elde eden 3. kişi olduğu ve keşideciyle arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığına göre, yetkili mahkemenin genel yetki kuralları çerçevesinde çözümlenmesi gerekecektir. Kaldı ki, mahkemece ifade edildiği üzere kambiyo vasfını yitirmiş çek ilamsız icraya konu edilebilecektir. Bu durumda da, hamilin çek borçlusunu takip ve senedi ibraz zorunluluğu bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin genel yetki kuralları uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olacağı değerlendirilmeksizin yazılı gerekçelerle itiraz eden (borçlu) vekilinin itirazlarının reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.