Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/7632 E. 2016/2131 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7632
Karar No
2016/2131
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2015 NUMARASI : 2014/1196-2015/330 Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2015 tarih ve 2014/1196-2015/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu davalı şirketin 2011, 2012, 2013 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantılarının yapılamadığını, şirket ortakları arasındaki ihtilaflardan kaynaklı derdest davaların bulunduğunu, müvekkilince noter aracılığıyla genel kurul toplantı çağrısı yapılması için gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, ileri sürerek TTK'nın 617. maddesi yollamasıyla 412. maddesi uyarınca davalı şirketin yapılmamış olan 2011, 2012, 2013 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının Bakırköy 41. Noterliği kanalıyla davalı şirkete bildirilen gündem ile yapılması için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kayyım atanmasına gerek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kuruluşundan itibaren yasa ve yönetmeliğe uygun biçimde olağan genel kurul toplantılarını yapamadığı, TTK'nın 412. maddesi uyarınca kayyım atanmasına ilişkin koşulların oluştuğu, gerekçesiyle davalı şirketin 2011, 2012, 2013 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının yapılması için toplantı çağrısını yapmak ve yönetmeliğin 13. maddesi kapsamında gündem düzenlemek üzere mali müşavir Murat Kutanoğlu'nun kayyım olarak atanmasına, davacının yönetmeliğin 13. maddesindeki hususlar dışında gündeme konulmasını istediği diğer taleplerin, taraflar arasında halihazırda şirketin feshi ve tasfiyesi, yönetici azli, genel kurul kararlarının iptali davaları bulunması nedeniyle, yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, TTK'nın 617. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 412. maddesi uyarınca davalı şirkete olağan genel kurul toplantısı yapılması amacıyla kayyım atanmasını talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 412. maddesi uyarınca kayyım atanması talebine ilişkin verilen kararlar kesindir. Kesin nitelikteki kararların temyizi üzerine mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu hususta Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY TTK'nın 412. maddesi, madde başlığı da gözetildiğinde, anonim ve limited şirketlerde, azlık oy sahiplerince şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına mahkemece izin verilmesi halini düzenlemektedir. Maddede de belirtildiği üzere, mahkemece bu yoldaki istem yerinde görülürse, gündemi düzenlemek ve genel kurul çağrısı yapmak üzere azlık oy sahipleri adına bir kayyım atanmalı ve kararda kayyımın görev ve yetkilerinin gösterilmesi ile yetinilmelidir. Diğer bir söyleyişle, atanan kayyım, mahkemenin değil azlık oy sahiplerinin adına görev ifa etmelidir. Kanuni düzenleme, genel kurulu toplantıya çağıran süjenin mahkeme olmayıp azlık oy sahipleri adına hareket edecek olan kayyım olduğunu belirlemektedir. Bu durumda, toplantı çağrısında bulunmaya yetkili makamın atanan kayyım olduğunun ve esasen TTK'nın 413/(1). maddesinde de belirtildiği üzere, toplantı gündeminin belirlenmesinin mahkemenin değil 412. madde uyarınca atanan çağrıya yetkili kayyımın görevi bulunduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, mahkemece azlık oy sahiplerinin başvurusu yerinde bulunmuş, kanun gereği yerine getirilerek toplantıya çağrı yapılması için kayyım atanmasına karar verilmiş olmakla birlikte, gündem yukarda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olarak hükmen mahkemece düzenlenmiş, bu arada azlık oy sahiplerinin gündem konusundaki bazı istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kararın gündeme ilişen bu bölümü, kanuni düzenlemeye aykırı olduğu gibi yöntemine uygun biçimde verilmiş olan kayyım atanmasına dair asıl karara yabancı ve nihai bir hüküm niteliğindedir. Şirket genel kurulunun azlık oy sahipleri adına toplantıya çağrılması için kayyım atanmasına dair kararlar kesin olmakla birlikte, kanuna ve bizatihi karara aykırı-yabancı olan bu karar kesiminin müstakilen temyiz edilebileceğinde duraksanmamalıdır (benzer nitelikteki hususlarla ilgili olarak bkz. Kuru, B., HMU, Cilt 1, Dördüncü Baskı, sh. 454-455, dipnot 66 ve civarı). Davacı vekilinin temyiz isteminin de açıklanan bu yöne ilişkin olduğu ve temyizen incelenmesi gerektiği kanısında olduğumdan, yukarıdaki açıklamalar ışığında temyiz isteminin kabulü ile, toplantı gündeminin mahkemece belirlenmesine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7632, K. 2016/2131, T. 01.06.1990, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2015-7632-e-2016-2131-k-5fea2fbb6ad4