Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/7326 E. 2016/1840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7326
Karar No
2016/1840

MAHKEMESİ : ... ..FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2014 NUMARASI : 2011/196-2014/161 Taraflar arasında görülen davada ... ..Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2011/196-2014/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılında tescil ettirip daha sonra değişik versiyonlarını yeniden tescil ettirdiği markasının ayırt edici unsuru olan .... ibaresinin davalı tarafından markasal ve ticari unvan olarak kullanıldığını ileri sürerek, markaya tecavüz niteliğindeki ticari unvanın kullanılmasının önlenmesini, ticari unvandan ibarenin terkinini, marka haklarına tecavüzün önlenmesini, ticari evraka el konulmasını, imhasını, hüküm özetinin ilanını ve maddi-manevi tazminata hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının tescilli markasının sadece .... ibaresinden ibaret olmayıp şekil de içerdiğini ve ek sözcüklerin de bulunduğunu dolayısıyla markalar arasında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin .... ekspres sözcüğünün ayırt edici olduğunu, ayrıca müvekkilinin bu markayı 1993 yılından beri kullandığını, resmi olarak da 2004 yılında kullanmaya başladığını ve müvekkilinin .... ekspres markasını tanıtımla tanınmış hale getirdiğini, kendi kullanımının davacının kullanımından önce olduğunu, davacının, müvekkilinin .... ekspres markasıyla iltibas oluşturan marka başvurusunda bulunduğunu belirterek asıl davanın reddini ve davacının 2011/10586 nolu marka tescil talebinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 25/03/2004 tarihinde ... ... ... ... olarak tescil ettirdiği ticari unvanının kullanılmamasına ilişkin talebin reddine, davalının ticari unvanını tescile aykırı olarak davacının markasıyla iltibas oluşturacak şekilde kullanması gerekçesiyle marka haklarına tecavüzün tespitine, ...., .... Expres şeklindeki kullanımın önlenmesine, bu ibarelerin tabela, tanıtım vasıtası, iş evrakı ve her türlü tanıtımlarda kullanılmasının önlenmesine, çıkarılmasına, çıkarılması mümkün değilse imhasına, 34.998,412 TL lisans bedelinden Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddeler gereğince takdiri indirim yapılarak takdiren 20.000 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat için ıslah tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, hükmün karar kesinleştiğinde günlük bir gazete de bir kez yayınlanmasına karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karşı davanın erken açılmış dava niteliğinde bulunmasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Mahkemenin de kabulünde bulunduğu üzere, asıl davada davalı tarafça davacının tescilli markasını oluşturan “....” ibaresinin 2004 yılından davanın açıldığı 2011 yılına kadar kullanmakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının “....” ibaresinin 2004 yılından itibaren 43. sınıf hizmetler üzerinde tescilsiz olarak kullanımına karşı huzurdaki davanın açıldığı 2011 yılına kadar geçen sürede sessiz kalınması sonucunda iş bu davanın açılmasının MK 2 maddelerine aykırılık oluşturacağı gözetilerek asıl davanın da reddi gerekirken mahkemece bu hususun TBK 51-52 maddeleri kapsamında tazminattan indirim nedeni olarak kabulü suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın asıl davaya ilişkin olarak davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı/karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı/karşı davacıya iadesine, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7326, K. 2016/1840, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2015-7326-e-2016-1840-k-ff81c41a4496