Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/14170 E. 2016/2115 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/14170
- Karar No
- 2016/2115
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2013 NUMARASI : 2013/555-2013/366 Taraflar arasında görülen davada ... ... ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2013 tarih ve 2013/555-2013/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ... Gıda Paz ve Tic. A.Ş’ye ait emtianın davalılardan ... Taşımacılık Petrol Ürünleri San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti’nin maliki ve diğer davalının sürücüsü olduğu .. .. ..../........ plakalı araca yüklendiğini, 06/02/2011 tarihinde araç seyir halindeyken balatalarının ısınması ve dorsenin lastiğinin patlaması sonucunda çıkan yangın nedeni ile emtiada hasar meydana geldiğini ve ürünlerin tamamının zayi olduğunu, emtia bedelinin 211.209,75 TL olarak sigortalı ... Gıda Paz. ve Tic. A.Ş'ye ödendiğini, müvekkilinin sigortalısının halefi durumuna geldiğini ileri sürerek 211.209,75 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili; dava dışı sigortalı ile müvekkili şirket arasında her hangi bir sözleşmesel ilişki kurulmadığını, taşıma sözleşmesini akdeden asıl taşıyıcının ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. olup müvekkilinin sadece taşımanın yapıldığı çekicinin ruhsat sahibi olduğunu, kazanın mücbir sebepten meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... ...; davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Taşımacılık Petrol Ürünleri San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti'nin taşıma ilişkisinde alt taşıyıcı olduğu, davacının TTK 787/1 maddesi uyarınca tazminat davasını son taşıyıcıya karşı açtığı, yangının meydana geldiği aracın malikinin ve işletenin davalı şirket olduğu ve diğer davalının aracın sürücüsü olduğu, davalıların hasarın meydana gelmesinde Karayolları Trafik Kanunu 30. maddesi hükmüne uyulmadığından asli ve %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle 211.209,75 TL’nin 23/5/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece, temyiz isteminin, yasal süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı, davalı ... ... vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkemece, davalı ... ...’a çıkartılan gerekçeli kararın tebligatında “Gösterilen adres muhatabın Adres Kayıt Sistemindeki adresi olup, tebliğ imkansızlığı nedeniyle Teb. K. m. 21/2 gereğince Merkez Mahallesi muhtarına 28.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.” ibaresi yazılıdır. Ancak 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21/2. maddesi, Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31. maddesi hükümlerine göre, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Buna göre, davalıya gönderilen gerekçeli karar tebligatında Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ek-1'de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnamenin gösterilen adresteki kapıya yapıştırıldığına dair bir şerhin yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, davalı ... ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve mahkemenin 11.02.2015 tarihli davalı ... ... vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak esasa yönelik temyiz incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rucüen alacak istemine ilişkin olup, davalı ... ... vekili, dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. 1982 Anayasasının 36. maddesi, HUMK'nın 73. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyecektir. Bu husus yargılamaya hakim olan ilkelerden olup, mahkemece buna uyulması gerekmektedir. Tarafların açıklanan haklarını kullanabilmeleri ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili Yönetmelikte açıklanan usule uygun kendilerine tebligat yapılması ile sağlanabilir. Ayrıca, sadece davanın açılması aşamasında değil, yargılamanın diğer aşamalarında da tarafların yargılamadan haberdar edilmelerinin, diğer bir deyişle taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesi, davalılardan ... ...’un adres kayıt sisteminde kayıtlı olduğu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca taşındığı belirtilerek tebliğ edilmiş, ve sözlü yargılama gününün tebliğine ilişkin tebligat ise yine mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi uyarınca “Gösterilen adres muhatabın Adres Kayıt Sistemindeki adresi olup, tebliğ imkansızlığı nedeniyle Teb. K. m. 21/2 gereğince Merkez Mahallesi muhtarına 25.10.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.” ibaresi ile tebliğ edilmiştir. Ancak davalıya gönderilen sözlü yargılama gününün tebligatında Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ek-1'de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnamenin gösterilen adresteki kapıya yapıştırıldığına dair bir şerhin yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı ... ...’a yapılan tebligatların ve özellikle sözlü yargılama gününün davalı ... ...’a 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmemesi ve bu suretle anılan davalının savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmediğinden hükmün bu yönden davalı ... ... yararına bozulması gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemece tesis edilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... ... yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.