Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/6309 E. 2013/21693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/6309
- Karar No
- 2013/21693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2012 tarih ve 2011/180-2012/688 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1993 yılından beri İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanında yer alan "Mikropak" ibaresini 2002 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, TTK’nun 52. maddesi uyarınca müvekkilinin öncelik hakkı olmasına rağmen davalının müvekkilinin izni olmadan aynı unvanı kullandığını, ihtara rağmen unvanında değişiklik yapmadığını, davalının TTK’nın 47/2. maddesi gereğince haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkili şirket unvanına yaptığı vaki tecavüzün önlenmesi ve menine, davalının ticaret unvanındaki "mikropak" ibaresini kullanmasının engellenmesi ve sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 1994 yılında kurulduğunu ve uzun yıllardır aynı unvanı kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret unvanı karşılaştırıldığında iki şirketin konuları ve amaçları aynı olduğundan iltibasa yol açabileceği, ancak davalının ticaret unvanının sicile tescilinin üzerinden 17 yıl geçtikten sonra davacının böyle bir talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanması oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.