Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/15593 E. 2013/20628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/15593
- Karar No
- 2013/20628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.07.2013 tarih ve 2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-ihtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkilinin dava dışı Meysu A.Ş. ile yaptığı lisans sözleşesi kapsamında MEYSU ibareli markaların kullanım hakkına sahip olduğunu, davalıların ise MEY ibareli pek çok markayı adlarına tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, tanınmışlıklarından haksız yarar sağlanacağını, davalıların kötüniyetli olarak markaları tescil ettirdiğini ileri sürerek, ticaret unvanlarının terkinini, markaların hükümsüzlüğünü, ihtiyati tedbir olarak ise davalıların MEY ibaresini kullanarak yaptıkları üretim ve satışların durdurulmasını, ülke sınırları içerisinde bulundukları yerde el konulmasını, üretimde kullanılan araç, cihaz, makine gibi vasıtaların zaptolunmasını talep etmiştir. Davalılar-ihtiyati tedbire itiraz edenler vekili, davacı ile aralarında derdest ve kesinleşen davalar bulunduğunu, davacının markaların 3. kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir talebi bulunmadığını, talebi aşar şekilde karar verilemeyeceğini, teminat alınmadan tedbire isteminin kabul edildiğini savunarak, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda, davalı tarafın tedbire konu markaların derhal devredileceğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- HMK'nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı kanun yoluna başvurma yolu açık ise de, tedbir kararı davacı vekiline 28.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı taraf tedbir istemlerinin tamamının kabul edilmediği gerekçesiyle, kararı 01.08.2013 tarihinde temyiz etmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin HUMK'nun 432/4'ncü maddesi uyarınca, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Öte yandan, mahkemece davalıların tedbire konu markaların derhal devredileceğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Oysa, HMK'nun 394/2. maddesinde ihtiyati tedbire karşı taraf dinlenmeden karar verilmişsse, bir hafta içinde itiraz edilebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda tedbir kararı davalılara 03.07.2013 tebliğ edilmiş, 15.07.2013 tarihinde ise bir haftalık süre kaçırılarak ihtiyati tedbire itiraz edilmiş olmakla, anılan bu gerekçe ile tedbire itirazın reddine karar kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçe doğrultusunda onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ( 2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibari ile doğru olan hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.