Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/18142 E. 2013/15298 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18142
- Karar No
- 2013/15298
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2010/412-2012/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin müflis şirkette pay sahibi olduğunu, şirketin 25.06.2008 tarih 68 nolu yönetim kurulu toplantısında yönetim kurulu üyesi olarak atanmadığı halde şirket ortağı olan ... Ekspres Havacılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla toplantıya katılarak usul ve yasaya aykırı şekilde karar alındığını, yine usul ve yasaya aykırı şekilde toplanan yönetim kurulunun 26.06.2008 tarihli 71 nolu kararı ile müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine atanmasına karar verildiğini, 26.06.2008 tarihli 72 nolu ve 01.07.2008 tarihli 73 nolu yönetim kurulu kararlarının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin hukuki menfaatlerini etkileyen ve sorumluluğunu doğuran 68,71,72 ve 73 nolu yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun veya butlanının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 71 ve 73 nolu yönetim kurulu kararları yönünden gerek toplantı gerekse karar nisabının gerçekleşmiş olduğu, 68 ve 71 nolu kararlar yönünden toplantı nisabı gerçekleşmemiş ise de, üç kişiden oluşan yönetim kurulunda TTK'nın 315. maddesinin uygulanması mümkün olup, görevde olan yönetim kurulu üyelerinin karar almasının yerinde olduğu, esasen yönetim kurulu üyeliklerinde boşalmadan sonra alınan tüm kararların bu şekilde alındığı ve bu kararların bir kısmında davacının da imzasının bulunduğu, davacının istifasından uzunca bir süre sonra dava açtığı, davacı talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.