Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/16018 E. 2013/13942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16018
Karar No
2013/13942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2011/679-2012/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...'nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve tek yetkilisi bulunduğu ekmek imal eden fabrika sahibi ... Gıda İnşaat Petrol Tur San. Tic. A.Ş.'nin halen %19,7 orana isabet eden 207.000 hissesinin sahibi olduğunu, diğer davalının ise şirketin denetçisi olduğunu, ... A.Ş'nin 2008 yılı sonu bilançosunda 1.872,300 TL'lik stok varlığa sahip olduğunun belirtildiğini, ancak müvekkilinin yaptığı incelemede şirket stoklarında belirtilen 1.872,300 TL un'un fiilen fabrikasında bulunmadığının görüldüğünü, bu durumda şirkette fiilen bulunmayan 1.872,300 TL'lik undan ekmek imal edilerek kayıt dışı satıldığı ve kayıt dışı haksız kazanç elde edildiğini, bu kazancın şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini, bu sebeple şirkette pay sahibi olan müvekkilinin önemli bir miktarda kar payından mahrum bırakıldığını, TTK'nın 336., 339., 340. ve 353. maddeleri uyarınca zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 100.000 TL zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının iddia ettiği gibi stok açığı ya da fazlalılığı bulunmadığını, defter ve kayıtlarda ne görünüyor ise fiiliyatında aynı şekilde olduğunu, müvekkilinden önceki dönemde davacının kendisini yönetim kurulu başkanı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davacının bahis konusu şirketin bir önceki dönemde yönetim kurulu başkanı ve kanuni temsilcisi olduğunu, kendisinin de davacının idareci olduğu dönemde de şirketin denetçisi olduğunu, davacının iddia ettiği gibi kayıt dışı satışlara rastlanmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kayıtlarında şirket stoklarında görünen ancak fiilen bulunmayan unun imal edilerek satılıp haksız kazanç elde edilmesi nedeni ile kayıt dışı ekmek satışından doğan kâr payından mahrum bırakıldığı iddiası ile 100.000 TL'nin davalılardan tahsili ile kendisine ödenmesi talebinde bulunmuş olmakla bu talep TTK 336 maddesinde düzenlenen ortakların doğrudan doğruya uğradıkları zarara ilişkin bulunmadığı, zira kâr dağıtımının belirli koşulların oluşması ve belirli kararların alınmasına bağlı olduğundan kâr mahrumiyetinin doğrudan zarar olarak kabul edilemeyeceği, koşulların varlığı ve iddianın ispatı halinde TTK 309 maddesi kapsamında şirket ortağı tarafından tazminatın dolaylı zarar olarak şirkete verilmesi talebi ile böyle bir dava açılabileceği, öte yandan sicil kayıtlarının tetkikinde davalı ...'in yönetim kurulu başkanı, davacının ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu anlaşılmakla yönetim kurulu üyeleri kurul olarak verilmiş görevlerden dolayı müteselsilen sorumlu tutuldukları ve somut olayda TTK 338 maddesinde öngörülen bazı üyelerin maddede belirtilen durumlarda sorumluluktan kurtulmalarını düzenleyen hallerin somut uyuşmazlıkta gerçekleşmemiş olması karşısında tüm yönetim kurulu üyelerinin kusur derecesine bakılmaksızın zarardan müteselsilen sorumlu olacaklarının kabulü gerektiği, bu kapsamda yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olan davacının fiktif stok hareketleri nedeni ile kar mahrumiyeti zararını kendisi ile birlikte dolaylı zarar mahiyetinde şirkete ve şirket ortaklarına karşı sorumlu bulunan davalı yönetim kurulu başkanı ve denetçisinden talepte bulunamayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16018, K. 2013/13942, T. 01.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-16018-e-2013-13942-k-d0da685ca8fa