Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/15498 E. 2013/13927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/15498
- Karar No
- 2013/13927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 04.05.2012 tarih ve 2010/949-2012/564 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının 10.05.1999 tarihinde imza edilen acentelik sözleşmesine istinaden davacı ... şirketinin ... ili sigorta acenteliği faaliyetlerini üstlendiğini, ancak davalı acentenin tanzim etmiş olduğu 1693 adet ve 238.094,86 TL prim tutarlı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerinin primlerini tahsil edildiği halde şirkete aktarılmadığı gibi vadeleri dolduktan sonra usulsüz bir şekilde geriye dönük olarak iptal edildiğinin tespit edildiğini ve bunun üzerine davalı acenteye 15.01.2010 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının ihtara rağmen birkaç poliçe ile ilgili noter satış senedi ibraz edebildiğini ancak diğer poliçelerin usulüne uygun iptal edildiğine dair belge sunulamadığını, bunun üzerine 27.10.2010 tarihli ihtarnamenin çekilerek 205.432,00 TL’nin derhal iadesinin talep ve ihtar edildiğini ancak davalının ödemeye yanaşmadığını iddia ederek 204.645,18 TL prim bedeli alacağının 15.01.2010 tarihli fesih ve ihbar tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili; davacının iddia ettiği alacağın müvekkilinin acentelik hesabına borç kaydedilmesinin tek taraflı bir işlem olduğunu ve yalnız davacı ... bağladığını, poliçenin tek başına borç ilişkisi doğurmadığını, satış senetlerinin hali hazırda bulunmamasının iptallerin satış senetleri olmadan yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, sigorta şirketinin bu poliçelerden dolayı poliçe vadesi içerisinde herhangi bir tazminat ödemesi yapmadığını, davacı şirket talebinin gabin teşkil ettiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan acentelik sözleşmesi gereği müvekkilinin davacı şirketin dönem dönem değişen talimat ve direktifleri doğrultusunda işlem yaptığını ve hiçbir seferinde kendi insiyatifi ile işlem yapmamış olduğunu, bahse konu iptallerin dört yıldan fazla bir zaman zarfında, şirketin yazılı ve çeşitli iletişim araçlarının kullanılması ile istendiğini ve talimat verilen biçime uygun olarak yapıldığını, davacı şirketçe gönderilen cari ekstreler ile alacak ve borç konularında karşılıklı ibra yapıldığını, bir an olsun istenen alacak mevcut sayılsa dahi TTK 1268 uyarınca 2 yıllık zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı acentenin 1693 adet trafik poliçesini vadeleri sona erdikten sonra usulsüz bir şekilde iptal etmiş olduğu, tahsil ettiği 1693 adet trafik poliçesi primini davacı ... şirketine aktarmadığı, ayrıca Trafik Poliçeleri Genel Şartnamesi'nin C.8 maddesi, TTK 24'ncü maddesi Karayolları Trafik Kanunun 109'ncu ve 95'nci maddeleri uyarınca davacı ... bakımından tüm mali sorumlukların 10 (on) yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ayrıca taraflar arasında acentelik ve vekalet ilişkisi bulunduğu, buna göre de başta 6100 sayılı yasanın 282. maddesi, BK. md. 60/2 ve TCK 155/2 ve 66/1-d maddelerinin gerektirdiği 15 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 204.471,96 TL alacağın, 15.01.2010 tarihi itibariyle değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalından tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10.931,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.