Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/15005 E. 2013/12852 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/15005
- Karar No
- 2013/12852
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2012 tarih ve 2011/5-2012/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında özel güvenlik ve koruma hizmeti alım sözleşmesi imzaladığını, davalının müvekkili şirketin hakedişlerinden kanuna ve hukuka aykırı olarak 5510 Sayılı Yasa kapsamında kesinti yaptığını, davalı idarenin yapmış olduğu kesintinin hem kanuna hem de sözleşmeye aykırı olduğunu, 5763 Sayılı Kanunla 5510 Sayılı yasanın 81. maddesine eklenen hazinenin beş puanlık (%5) işveren indiriminden yüklenici firmanın yararlanacağını, hazine tarafından yapılan bu ödemelerin hakedişlerinden düşülemeyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin hak edişinden kesilen miktarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL'sinin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle de, 20.868,00 TL fazlaya ilişkin hakkın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının hakedişlerinden yapılan kesintilerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu, hukuka aykırılığın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kurumun yasal düzenlemenin açıklığı karşısında hazine tarafından karşılanması gereken katkı payının hazineden tahsili yerine davacının hak edişlerinden kesilerek, yapılan bu kesintinin Sosyal Güvenlik Kurumu ya da Hazineye aktarılmayarak kendi üzerinde bırakıldığı, yasa hükmü gereği bu bedeli haksız olarak elinde bulundurduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, toplam 28.368,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, davada ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah ile birlikte hükmedilen tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 2 numaralı bendinin karardan çıkartılarak yerine 2. bent olarak “28.368,00 TL'nin 7.500,00 TL sinin dava tarihi olan 27/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek, 20.868,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 13/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” ibarelerinin eklenmesine, HÜKMÜN DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.