Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/18123 E. 2013/15910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18123
- Karar No
- 2013/15910
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2012 tarih ve 2012/33-2012/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı idare arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin 01.10.2010-31.12.2010 tarihleri arasında davalıya ait personel taşıma hizmetini yerine getirdiğini, davalı idarenin müvekkilinin hak edişinden %5 oranında işveren katkı payı kesintisi yaptığını, söz konusu kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, 5510 Sayılı Yasa'nın 81. maddesinin müvekkil idareyi kesinti yapmaya zorladığını, hak ediş miktarına ilişkin beyanları kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı idarenin yaptığı işlemin işsizlikle mücadele şeklinde anılan 5510 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinin 1. fıkrasına eklenen "ı" bendine uygun olmadığı, davacının hakedişlerinde yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800,13 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu edilen hak ediş miktarına ilişkin itirazda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının hak edişinden kesilen miktarın ne kadar olduğu hesaplanmamış, raporun sonuç kısmında dava konusu %5'lik prim indirimlerine ilişkin bulunan miktar denetime elverişli bir şekilde açıklanmamıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin kesinti yapılan hak ediş miktarına ilişkin itirazlarını karşılar şekilde bilirkişi incelenmesi yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 17/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.