Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/13683 E. 2012/17352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13683
Karar No
2012/17352
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2012 tarih ve 2011/750-2012/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı Banka şubesine olan kredi borcundan dolayı, davalı tarafından yine aynı bankanın başka bir şubesine yatan maaşının tamamına bloke konulduğunu, davalının bloke işleminin yasalara aykırı olduğunu, hakkında ancak icra takibi yapılması halinde maaşının 1/4'ne haciz işlemi yapabileceğini, davanın herhangi bir haciz işlemi olmadan keyfi olarak hesabındaki 1.480 TL’nı çektiğini ileri sürerek, 1.480 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 2.543 TL artırarak toplam 4.023 TL’nın haciz tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kullandığı krediyi geri ödemede temerrüde düşmesi üzerine hakkında takibe geçildiğini, taraflarca imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca, davacının bankadaki mevcut hesaplarına rehin, takas ve mahsup hakkı gereğince bloke konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Banka'nın, kullandırdığı krediden doğan alacağı için davacı hakkında hiçbir haciz işlemi başlatmadan, sadece kredi sözleşmesindeki kendi lehine olan hükümlere dayanarak, davacının hesabına bloke koyup mahsup işlemi ile tahsilat yaptığının anlaşıldığı, bloke konulan hesabın, davacının işvereni tarafından kendisine maaşının yatırıldığı hesap olduğu, 5510 Sayılı Yasa’nın 93. maddesi ve 1475 Sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi (4857 Sayılı Kanun’un 35. Maddesi) uyarınca, davacının imzaladığı kredi sözleşmesindeki, maaşta tasarrufu engelleyici ve emredici yasal düzenlemelere aykırı nitelikteki hükümlerin Borçlar Kanunu’nun 19. ve 20. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, ayrıca davacının, maaşının tamamının haczine muvafakatinin de bulunmadığı gerekçesiyle, 4.025,74 TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı ile davalı Banka arasında imzalanan 12.09.2008 tarihli kredi sözleşmesinin 11. maddesinde davalı Banka'ya, kredi borçlusunun, bankanın bütün şubelerindeki her türlü hesap bakiyeleri ve doğmuş doğacak her türlü alacakları üzerinde hapis hakkı ve bunları takas ve mahsup edebilme, işverenlerinden doğmuş ve doğacak maaş, ikramiye, temettü, kıdem tazminatı ile her ne nam altında olursa olsun tarafına ödenmesi gereken hak ve alacaklarının tamamının bankaya temliki ile alacakları işverenden talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisi tanınmıştır. Sözleşme serbestisi kapsamında taraflarca imzalanmış olan kredi sözleşmesinde yer alan bu hüküm bağlayıcı olup davalı Banka'ya, davacının bankacılık hizmet sözleşmesi ile açılan hesabına yatırılan maaşına bloke koyma hakkı verir. Bu bakımdan, mahkemenin, anılan sözleşmenin 11. maddesi hükmünün BK’nun 19. ve 20. maddelerine aykırı olduğu görüşü doğru değildir. Ancak, İİK’nun 83. ve 4857 Sayılı Yasa’nın 35. maddeleri uyarınca, davacının maaşının dörtte birinden fazlasına bloke konulamayacağı hükmü dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tamamen kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13683, K. 2012/17352, T. 05.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-13683-e-2012-17352-k-d8781ce344bc