Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/864 E. 2011/5211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/864
- Karar No
- 2011/5211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.06.2008 gün ve 2006/186 - 2008/147 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.09.2010 gün ve 2008/13288 - 2010/9078 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, özellikle çikolata, dondurma, şekerleme ve benzeri gıda maddeleri konusunda dünya çapında ve Türkiye'de tanınmış bir firma olan müvekkilinin "MARS" tescilli markasının sahibi olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalıya ait "MAC ve COCOMAC" markalı ürünlerin, müvekkiline ait "MARS" ve "BOUNTY" markalı ürünler ile ayırt edilemez benzerlik gösterdiğini, bu markalarla ilgili olarak açılan markaya tecavüz ve tazminat talepli davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, bilahare taraflar arasında 05.04.2002 tarihinde imzalanan protokol sonrası müvekkilinin şikayetlerinden vazgeçtiğini, davalının da MAC ve COCOMAC markalarını hiçbir şekilde kullanmamayı ve kullandığı takdirde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, hal böyle iken, davalının "schoko MAÇ", "Mac" ve "stars" isimli ürünleri kullandığının tespit edildiğini, taraflar arasındaki protokolün davalı tarafından 3 kez ihlal edildiğini, protokol gereğince davalının her bir ihlal için 25.000 USD olmak üzere toplam 75.000 USD’nı ödemesi gerektiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin protokol hükümlerini ihlal etmediğini, müvekkili tarafından protokole uygun olarak hazırlanan ambalaj örneklerinin davacının onayına sunulduğunu, yine protokol ile belirlenen siyah zemin üzerine ambalaj üretimine son verildiğini, taraflara ait ürün markalarının gerek yazılış ve okunuş, gerekse anlam olarak birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafa ait markaya tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesi ekinde sunulan ürün ambalajlarını gösterir renkli fotokopi ve davacı vekilinin 2. rapora karşı beyanlarını içerir dilekçeye ekli olarak sunduğu ürün ambalajının renkli fotokopisinden, davalının Stars marka ürününün siyah zemin üzerinde sarı çerçeve içersinde kırmızı renkte italik harfler ile davacının Mars isimli ürün ambalajına benzer şekilde yazıldığı ve markalar arasında benzerlik oluşturulmak suretiyle iltibas tehlikesi bulunduğu, gerek ilk sunulan gerekse ikinci sunulan ambalajların üzerinde üretim tarihinin 15.07.2002, son kullanım tarihinin ise 15.07.2003 olarak yazılı olduğu, üretim tarihinin taraflar arasında düzenlenen protokol tarihinden sonraki bir tarihi gösterdiği, davalının "Schoko Maç", "Maç" ve "Stars" markalı ürün ambalajlarının davacı markasına benzetilmesi nedeniyle oluşan iltibas sebebiyle 05.04.2002 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen 556 sayılı KHK'nin 61. maddesi anlamında marka hakkına tecavüz ve yine TTK'nun 57/5 maddesi anlamında haksız rekabet fiilinde bulunduğu, davalının sözleşmenin 3. maddesinin son cümlesi nazara alınarak, her bir marka için belirlenen 25.000 USD olmak üzere toplam 75.000 USD cezai şartı davacı tarafa ödemesi gerektiği, icra takibine konu alacağın likit olup İİK'nun 67/2. maddesindeki şartların oluştuğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, takipte bankaların USD cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına, İİK'nun 67/2. maddesi gereğince davalının asıl alacağın %40'ı olan 30.000 USD icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur. Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.