Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/5559 E. 2012/13743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/5559
- Karar No
- 2012/13743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Görele Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2009/140-2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ile dahili davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Giresun Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğuna kayıtlı olan "Emniyet Taksi ve Taksici" ticari ünvanlı taksi durağının sahibi olduğunu, davalıların kendi adlarına ayrı ayrı ticari taksi ruhsatı alarak ticari taksilerinin üzerine "Emniyet Taksi" yazdırarak ticari faaliyetlerini ayrı ayrı sürdürdüklerini ve taksi durağı olarak da müvekkilinin işletmesini kullandıklarını, davalıların bu eylemlerinin müvekkilinin ticari ünvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin maddi olarak zarara uğradığını ileri sürerek vaki tecavüzün önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalıların müvekkiline ait olan taksi durağına yönelik müdahalelerinin önlenmesini, haksız rekabet nedeniyle her bir davalıdan ayrı ayrı 3000 TL olmak üzere toplam 27.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar, kendilerine Çanakcı Belediyesi Encümen Kararı ile Çanakçı Emniyet Taksi Durağında çalışma hakkı verildiğini, durak için de davalılardan ... ile durak sahibi arasında kira sözleşmesi yapıldığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Davalılardan ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kurucusu ve işleticisi olduğu taksi durağında kullanmış olduğu "Emniyet Taksi " işletme adının davalılar tarafından davacının rızası dışında kullanılmasının başkalarının emek ve masraf yapmak suretiyle elde ettiği ün ve müşteri potansiyelinden yararlanmak yoluyla haksız rekabet teşkil ettiği, davacının son 3 yıldan beri İstanbul ilinde yaşadığı ve taksi durağının işletmesiyle ilgilenmediği, bu nedenle davalıların işletme adını kullanmasının davacıya nasıl ve ne kadar zarar verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Emniyet Taksi" işletme adının davalılar tarafından kullanılmasının önlenmesine, davalıların kullandığı işyeri, taksi, tabela ve basılı evraklardaki "Emniyet Taksi " ibaresinin okunamayacak şekilde kapatılmasına, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalılar ile dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacıya ait işletme adının davalılar tarafından aynen kullanılmak suretiyle haksız rekabet iddiasına dayalı haksız rekabetin önlenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkindir. İşletme adının, TTK 56 vd maddeleri uyarınca haksız rekabet hükümlerine göre korunabilmesi için TTK'nun 54. maddesi gereği ticaret siciline kayıtlı olması gerekir. Somut olayda "Emniyet Taksi" durağının kurucusu olduğu anlaşılan davacının, işletme adı olarak kullandığını iddia ettiği bu ibareyi ticaret siciline kaydettirmediği anlaşılmaktadır. Davacının, Esnaf ve Sanatkarlar Odası siciline kayıtlı olması, işletme adının TTK'nun 56 vd. maddeleri uyarınca korunmasını sağlamayacaktır. Öte yandan, TTK'nun 56. maddesine göre haksız rekabet iktisadi rekabetin suistimalini içerir. Davacının bu maddeye dayalı haksız rekabet iddiasının dinlenebilmesi için davacının da davalılar gibi taksi durağı işletmeciliği faaliyetinde bulunması gerekir. Ancak davacının dosya içerisinde bulunan Çanakcı Mal Müdürlüğü'nün cevabı yazısında taksi durağı işletmeciliği faaliyetini 29/06/2011 tarihinde terk ettiği bildirilmiştir. Ayrıca davacı tarafından da 09/12/2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde 2006 Eylül ayında İstanbul'a gittiği ve burada çalıştığı beyan edilmiştir. Bu durumda davacının davalılar gibi taksi durağı işletmeciliği faaliyetinde bulunmadığı ve "Emniyet Taksi" ibaresinin, işletme adı olarak TTK'nun 54. maddesi gereği ticaret siciline kayıtlı olmadığı, dolayısıyla davacının TTK'nun 56 vd maddeleri uyarınca haksız rekabet hükümlerinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar ve dahili davalılar ... mirasçıları yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Dahili davalılar ... mirasçılarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, muris ...'nun, dava tarihi olan 08/06/2009 tarihinden önce, 29/04/2009 tarihinde vefat ettiği dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmış olup, mahkemece dava açıldığı tarihte ölü olan davalı murisin mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuşsa da, ölü kişi adına dava açılamayacağından (04/05/1978 gün ve 4/5 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı) ve HMK'nun 124/4 hükmünün uygulanmasını gerektirir bir hal de bulunmadığından bu davalı yönünden açılan davanın taraf ehliyeti nedeniyle reddi gerekirken yargılamaya devam olunarak hüküm tesisi doğru bulunmamış kararın bu nedenlerle de dahili davalı ... mirasçıları yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ve dahili davalılar ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ve dahili davalılar ... mirasçıları yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın dahili davalılar ... mirasçıları yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara ve dahili davalılara iadesine, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.