Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/3219 E. 2012/10195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3219
- Karar No
- 2012/10195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2010/139-2010/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, keşidecisi Şevket Aras-Arasgil Ticaret olan Finansbank A.Ş. İzmir Çamdibi Şubesi'ne ait 8.750 TL bedelli 18.03.2008 keşide tarihli çekin hamili tarafından müvekkili bankaya verildiğini, müvekkili bankanın da çek hamiline sorumlu olduğu miktarı ödediğini ve tasdikli fotokopisini verdiğini, çek aslının İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından istenilmesi üzerine Uşak Şubesi'nden bankanın ilgili birimine gönderilirken kaybolduğunu, yapılan arama çalışmalarına rağmen çekin bulunamadığını ileri sürerek çekin zayi sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia ve tüm kanıtlara göre davaya konu çekin 18.03.2008 tarihinde Yapı Kredi Bankası tarafından elektronik takas aracılığıyla ibraz edildiği ve karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, çekin davacı Banka elindeyken kaybolduğu, ancak keşide tarihinden itibaren dava tarihine kadar 6 aydan fazla bir zaman geçmekle çekin zaman aşımına uğrayarak çek vasfını kaybettiği, TTK’nun 669 ve devamı maddeleri gereğince zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin hükümlerin bu çek hakkında uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, çekin zamanaşımı nedeniyle kıymetli evrak niteliğini yitirdiği ve TTK’nun ilgili hükümleri nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 730/20 maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 669 ve devamı maddeleri uyarınca, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi zayi eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir. Senetteki hakkın zamanaşımına uğramış bulunması iptal kararı verilmesini engellemez (Prof. Dr. Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası s.270). Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.