Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/3211 E. 2012/6707 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3211
- Karar No
- 2012/6707
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2006/778-2010/664 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Yapı Kredi Bankası'nın İzmir 1. Sanayi Sitesi Şubesi'ndeki hesabından 77.550 YTL'nin üçüncü şahısların hesabına aktarıldığını, müvekkilinin şubeye başvurduğunu ve 20.019.55 YTL'ye bloke konularak müvekkiline iade edildiğini, kalan miktarın akıbetinin belirsiz olduğunu, zararın tazmini için davalı Banka'ya noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı Banka'nın cevabi ihtarnamesinde sorumluluklarının bulunmadığını beyan ettiğini, gerçekleşen olayın davalı Banka'nın sanal ortamda yapılan bankacılık işlemlerinde gerekli güvenlik önlemlerini almaması neticesinde gerçekleştiğini ileri sürerek 57.530,45 YTL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 06.09.2006 tarihinden itibaren davalı Banka'nın mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bankanın internet bankacılığı alanında çalışmalar yaparak hukuki ve teknik alt yapısını oluşturduğunu, davacının internet bankacılığı kullanımında uyulması gereken güvenlik kurallarına uymadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı Banka'daki hesabına üçüncü kişinin davacının şifresini bir şekilde yine davacının sorumluuk alanından ele geçirerek girdiği; ancak davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü açısından çalışan bu bilgiler ile işlem yapılmasını önleyecek tedbirler almak zorunda olduğu, bu durumda tarafların müterafik kusuru bulunduğu fakat davacının şifrenin ele geçirilmesinde bir kusurunun olduğu davalı Banka'ca ispatlanamadığı gerekçesiyle 57.530 TL'nin 06.09.2006 tarihi itibariyle davalı Banka'nın bir yıllık mevduata uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davanın TTK'nun 4.maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmasına, aynı Yasa'nın 3.,21. ve 9.maddelerine nazaran mahkemece hükmedilen alacak için 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi oranı nispetince temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan bankanın bir yıllık mevduata uyguladığı faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi doğru değil ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının hüküm bölümündeki "bankanın 1 yıllık mevduata uyguladığı faiz ile" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "bankanın 1 yıllık mevduata uyguladığı faiz oranını aşmamak kaydıyla değişken avans faiz oranı nispetince temerrüt faiziyle" ibaresi eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.