Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13679 E. 2013/13447 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13679
Karar No
2013/13447
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2011 tarih ve 2008/391-2011/29 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı banka vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabının olup, hesabında 30.833 ABD Doları bulunmakta iken yıllarca banka yetkilisi olarak hesaplarıyla ilgili tüm işlemlerini yürüten davalı ...'e güvenerek hesabında bulunan ABD Dolarının 39.094,00 TL'ye çevrilmesini uygun gördüğünü, müvekkilinin davalı ...'in bu maksatla düzenlediğini ifade ettiği dekontu imzaladığını, 30.07.2007 tarihinde parasını çekmek için davalı banka şubesine giden müvekkilinin hesabında sadece 11.000,00 TL olduğunu ve banka çalışanı ...'den birkaç gündür haber alınamadığını öğrendiğini, davalı banka çalışanının müvekkille beraber onlarca müşterinin hesabından onayları olmadan para çekerek zimmetine geçirdiğini, ceza mahkemesinde yargılandığını, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 28.094,00 TL alacağın 30.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili, davacının ödenmesini talep ettiği tutarın imzası karşılığında kendisine ödenmiş olduğunu, davacının bankaya değil, davalı ...'in şahsına özel bir güven duyduğunu, davacının kusurlu olması nedeniyle müvekkili bankadan olan taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ve tüm dosya kapsamına göre, banka çalışanı davalı ...'in davacının döviz hesabından haksız ve yetkisiz şekilde para çekerek davacıyı 28.094,00 TL zarara uğrattığı, bu zarardan dolayı davalı bankanın kendine bağımlı olarak çalışan kişi üzerinde işin yapıldığı sırada 3. kişilere zarar vermelerini önleyecek her türlü dikkat, özen, denetim ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmeyerek zararın doğmasından ötürü sorumlu olduğu, davalı ...'in ise rızası dışında davacının hesabındaki parayı çekerek zimmetine geçirmek suretiyle davacıyı zarara uğrattığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 28.094,00 TL'nin 30.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, davacı 30.07.2007 tarihinde parasını çekmek istediğini belirtmiş olmasına göre davacının çekmek istediği parası için uygulanmasını isteyebileceği faiz oranının 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde istenebilecek temerrüt faizi olarak düzenlenen avans faizi oranı olduğunun göz önüne alınarak, mahkemece hüküm altına alınan miktara tahsil tarihine kadar avans faizi oranlarının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde “en yüksek banka mevduat faizi” uygulanmasına karar verilmesi doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden temyiz eden davalı banka yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasında geçen “en yüksek banka mevduat faizi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “değişen oranlarda avans faizi” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün davalı banka yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13679, K. 2013/13447, T. 27.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-13679-e-2013-13447-k-ba30a4ef86b6