Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/12372 E. 2012/20269 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12372
Karar No
2012/20269
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2011 tarih ve 2005/188-2011/1540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, yönetim kurulu üyesi olan davalı ortakların görevlerini kasten yerine getirmeyerek şirketi zarar uğrattıklarını, şirket adına çektikleri paraları şirket hesabına yatırmadıklarını, müvekkilinin bilgi edinme hakkının engellendiğini, zararı tüketmedikleri benzin faturaları ile kapattıklarını, denetim kurulu üyesinin yönetim kurulu üyeleri ile birlikte hareket ettiğini, daha sonra kendisinin de yönetime seçildiğini, 28.04.2004 tarihli sahte yönetim kurulu kararı ile huzur haklarının ve görevlendirme maaşlarının kaldırıldığını, 18.02.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin yönetim kurulundan tasfiye edildiğini ileri sürerek, 28.09.2004 günlü yönetim kurulu toplantısı ve kararının iptaline, yasaya aykırı 18.02.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ve alınan kararların iptaline, davalı şirkete yöneticileri ve denetçilerinin şirkete verdikleri zararın müştereken ve müteselsilen tazminine, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, dava tarihi itibariyle şirket aktif ve pasiflerinin tespiti ile müvekkilinin sermaye payı, huzur hakkı, görevlendirme maaşı, araç kiralama bedelleri ve sair haklarının ödenmesine, aksi takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, iddiaların asılsız olduğunu, davacının yönetim kurulu başkan vekili, yazışmalardan sorumlu ve kasa da kendisine teslim edilmiş iken aylarca şirkete uğramadığını ve şirketi çalışamaz hale getirdiğini, kasa anahtarını ve şirket belgelerini defalarca istenmesine rağmen teslim etmediğini, bunun üzerine genel kurulun toplandığını ve davacı yerine yeni üye seçildiğini, davacının ayrılmasından sonra yapılan tüm işlemlerin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamın göre, TTK'nun 434 ve 439. maddelerindeki fesih ve tasfiyeyi gerektirecek hallerin mevcut olmadığı, TTK'nun 405. maddesi gereği anonim şirketlerde ortaklıktan çıkmanın düzenlenmediği, ayrıca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini isteyemeyecekleri, 18.02.2005 tarihli olağanüstü genel kurulda objektif iyiniyet kurallarına aykırı bir karar alınmadığı, davacı iddialarının ispatlanmadığı, Kemer Belediyesi'nden alınan 266.085,05 TL'nin 15.000 TL'sinin şirket hesaplarına geçirilmediği, çekin davalı ... tarafından tahsil edilmesi karşısında talebe göre 500 TL'nin bu davalıdan alınarak şirket hesaplarına geçirilmesinin gerekeceği, 28.09.2004 tarihli yönetim kurulu toplantısında huzur hakkı ile ilgili karar alındığı, TTK'nun 333. maddesi uyarınca bu konuda karar verme yetkisinin genel kurula ait olduğu, karara genel kurul tarafından icazet verilmediğinden kararın yoklukla malül olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 28.09.2004 tarihli yönetim kurulu kararının yoklukla malül olduğunun tespiti ile iptaline, 18.02.2005 tarihli genel kurul kararının iptali, davacının ortaklıktan çıkması ve davacıya sermaye payının ödenmesi, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik talepler ile davalılar ..., ... ve ...'a yönelik maddi tazminat davasının reddine, davalı ...'e yönelik tazminat davasının kısmen kabulü ile 500 TL'nin bu davalıdan alınarak davalı şirkete verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yoklukla malül olduğuna karar verilen 28.09.2004 tarihli yönetim kurulu kararından sonraki döneme ait huzur hakkının tahsili için meblağı belirtilmiş, harcı yatırılmış ve usulünce açılmış dava bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12372, K. 2012/20269, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-12372-e-2012-20269-k-99c25e72eb7e