Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/10871 E. 2012/17465 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/10871
- Karar No
- 2012/17465
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2011 tarih ve 2010/411-2011/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı ... aleyhine icra takibi başlattığını, davalının şirketteki payının 15.06.2009 tarihinde haczedilerek pay haczinin sicil dosyasına kaydedildiğini, pay haczinin davalı şirket ortaklarına muhtıra ile tebliğ edildiğini, TTK'nun 522. maddesine göre davalı şirkete fesih ihbarı yapıldığını, TTK'nun 523 maddesinde yer alan hususların hiçbirinin gerçekleşmediğini belirterek davalı Sermek Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.nin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi bakımından gerekli şartlar gerçekleşmiş ise de, davalı şirket tarafından 01.12.2010 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memuru olarak davalı borçlu ...’in seçildiği, kararın 06.11.2010 tarihinde ticaret sicile tescil ettirildiği, davacı tarafça tasfiye memurunun değiştirilmesi talep edilmiş ise de, tasfiye memurunun aleyhine takibat yapılan ortağa düşen tasfiye payını icra dairesine vermeye mecbur olduğu gerekçesi ile konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkeme kararlarının hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır. Somut olayda mahkemece gerekçe bölümünde davacının dava açmakta haklı olması sebebiyle mahkeme Masraflarından davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Buna göre, kararda hüküm fıkrasının yargılama giderleri Yönünden gerekçeye uygun yazılmadığı, yargılama giderleri yönünden gerekçe ile hüküm Fıkrası arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.