Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/9777 E. 2012/1424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/9777
- Karar No
- 2012/1424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/12/2009 tarih ve 2009/200-2009/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan davalının kiracı olarak kullandığı işyerinin 19.10.2005 tarihinde işyerinde bulunan kalorifer peteğinden akan sular nedeniyle hasara uğradığını, 18.583 TL hasar bedelinin müvekkilince davalı sigortalıya ödendiğini, işyerinde zarara uğrayan hasarlı malların müvekkilince satılması sonrası 5.610 TL tahsilat sağlandığını, davacı ... şirketinin TTK'nun 1301.maddesi gereğince 12.973 TL alacak için zarar sorumlusuna rücu hakkı doğduğunu, ancak davalı sigortalının mal sahibi ile yaptığı kira sözleşmesindeki özel hüküm ile zarar sorumlusu olan bina malikinden talepte bulunamayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin rücu hakkına engel olan davalı sigortalının müvekkiline karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, 12.973 TL'nin 23.11.2005 ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının talebini TTK'nun 1301/2. maddesine dayandırdığını, anılan yasa hükmünde öncelikle halefiyet hakkını iktisap ettiği tarihten sonraki tarihteki sigortalının hal ve hareketlerinden ötürü sigortacıya intikal eden hakların ihlal edilmesinden bahsedildiğini, oysa ki davacının halefiyet hakkını müvekkiline tazminatı ödediği 23.11.2005 tarihinde elde etmiş olup, kira sözleşmesinin poliçe tanzim tarihinden önce akdedildiğini, müvekkilinin davacının halefiyet hakkını elde ettikten sonra bu hakkı ortadan kaldırıcı bir eylemi olmadığını, kaldı ki işyerinde zararın oluşmasında mal sahibinin hukuki sorumluluğu da bulunmadığını savunarak, davanın reddine istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiği, ancak bina malikine rücu hakkını engelleyecek şekilde kira sözleşmesi imzalayan ve sigorta sözleşmesi imzalanırken bu ağırlaştırıcı hükmü açıkça sigortacıya bildirmeyen davalı kiracıdan tazmin hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. .../.... 2010/9777 2012/1424 S.2 Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 595,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 770,60 H 175,10PH 595,50 BK 07/02/2012 Y.K