Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/4001 E. 2011/14690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4001
Karar No
2011/14690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2010/372-2010/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, 2000 YILINDA çantasında bulunan Garanti Bankası Bağcılar Şubesi'ne ait bir kısım tarih ve meblağları doldurulmuş çeklerin ve aynı banka şubesine ait boş çek yapraklarının kaybolduğunu ileri sürerek, 3. şahıslar tarafından kullanılmaması için iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu edilen çeklerin bir kısmının boş çek yaprağı olduğu ve davacının tüm çekler için keşideci sıfatını taşıdığı gerekçesiyle tensiben davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73.maddesi ve Anayasanın 36.maddesi hükmü uyarınca, kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe karar veremez. Hasımsız davalar bakımından ayrı bir durum söz konusu değildir. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak mahkemece usulüne uygun duruşma günü tebligatı yapılmayarak, davacının ortaya koyacağı deliller toplanıp sav ve savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın duruşma açılmaksızın davacının yokluğunda sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31/10/2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI İstem, TTK’nun 669 vd. maddeleri kapsamında dile getirilmiş olup zayi nedeniyle çek iptaline ilişkindir. Bu nitelikteki istemin ve/veya davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir. Öte yandan yine Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca bu nitelikteki davaların (yapılmış kanun olan 6100 sayılı HMK’daki deyimiyle “işlerin”) hasımsız olarak açılması gerekmektedir. Çekişmesiz yargı koluna dahil dava ve işlerde, ortada bir çekişmeden söz edilemeyeceği için “taraf” kavramına yer yoktur. Bu nedenle, 1086 sayılı HUMK’nun 73. maddesi, bu nitelikteki dava ve işler bakımından cari olmayıp hakim, istemin mahiyetine duruşma açılıp açılmaması konusunda takdir hakkına sahiptir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda, istemde bulunanın çekin keşidecisi olup hamili olmadığı istem dilekçesi ile açıkça bellidir. Dava, istemde bulunanın sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) değildir. Çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istem yahut davanın tensiben reddedilmiş olması, Anayasa’nın 141/4. maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olup, buna ve somut olayın belirginliğine bağlı olarak, hakimin duruşma açmama yönündeki takdir hakkını isabetle kullanmadığından da söz edilemeyecektir. Tüm bu hususlar gözetildiğinde, usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği kanısında olduğumdan, Dairemiz muhterem çoğunluğunun aksi yöndeki düşüncesine dayalı bozma kararına katılmam olanaklı değildir. KARŞI OY YAZISI Temyiz incelemesi yapılan dava, TTK.'nun 730/20 maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 669. ve devamı maddelerine göre hasımsız olarak açılmış, zayi nedeniyle çek iptali davasıdır. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, dava konusu olan, boş ve doldurulmuş çek yaprakları yönünden, davcının keşideci sıfatını taşıdığı, zayi nedeniyle çek iptali davası açma hakkının hamile ait olduğu, ayrıca, dava konusu edilen boş çek yapraklarının, kıymetli evrak niteliği taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir Dava dilekçesindeki açıklamadan, dava konusu edilen çeklerin keşidecisinin davacı olduğu, boş çek yapraklarının da doldurulması halinde, davacının, keşideci sıfatını taşıyacağı anlaşılmaktadır. Temyiz dilekçesindeki açıklamalar da, bu hususu teyit etmektedir. Zayi nedeniyle, hasımsız olarak açılan çek iptali davasının, çek üzerinde hak sahibi olan hamil tarafıdan açılması gerektiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının, keşideci veya çek üzerinde hak sahibi olan hamil olup olmadığı anlaşılamıyorsa, bu hususun açıklatılması amacıyla, duruşma açılması ve davacıdan bu konuda açıklama istenmesi gerektiği konusunda kuşku yoktur. (HUMK.'nun 75/2., 6100 sayılı HMK'nun 31.maddeleri) Çözümlenmesi gereken husus, dava dilekçesi ile varsa eklerinden, davacının iptalini istediği çeklerin keşidecisi olduğu açıkça anlaşılan hasımsız çek iptali davalarında, duruşma açılmasının zorunlu olup olmadığı hususudur. HUMK.'nun 73. maddesine göre, Kanun'un gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için usulüne uygun davet etmeden hüküm veremez. 6100 sayılı HMK.'nun 27. maddesinde de, "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiştir. Aynı maddeye göre bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesindeki düzenleme, çekişmeli yargıya konu davalara ilikindir. Çekişmesiz yargıda kural olarak duruşma yapılması zorunlu değildir. Özellikle "ihtilaf (çekişme) yokluğu kıstasına" göre çekişmesiz yargıya giren işlerde, karşı taraf (ilgili) bulunmadığından, duruşma yapılmasına da gerek yoktur. ( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: 2, Altıncı Baskı, Sayfa:1875 ) Somut olayda, davacının, dava konusu çeklerin keşidecisi olduğu, boş çek yapraklarının da doldurulması halinde davacının keşideci sıfatını taşıyacağı, dava dilekçesindeki açıklamalardan açıkça anlaşıldığı gibi, temyiz dilekçesinde de, bu husus teyit edilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, çek iptali davalarının, çek keşidecisi tarafından açılamayacağı kabul edilmektedir. Çekişmesiz yargı konusu olan ve davacının keşideci olması nedeniyle, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre reddine karar verilmesi gereken bir davada, duruşma açılmasının sonuca etkisi olmayacaktır. Dolayısıyla, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, davanın tensiben reddedilmiş olmasında, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılıktan söz edilemeyecektir. Bu nedenlerle, usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, Dairemizin aksi yönde oluşan sayın çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum.31.11.2011

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4001, K. 2011/14690, T. 31.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-4001-e-2011-14690-k-b5e32daa40ad