Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/3355 E. 2011/14671 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3355
- Karar No
- 2011/14671
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.09.2009 tarih ve 2008/1492 - 2009/1038 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilini ithal ettiği ürünlerin gümrük işlemlerinin davalı tarafından yapıldığını, gümrük idaresine beyan edilen ve emtiayı temsil eden GTİP numarasının yanlış bildirilmesinin tespit edilmesiyle müvekkiline KDV ve ÖTV cezası tahakkuk ettirildiğini, bu durumdan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.841,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ithal edilen emtia ile ilgili tüm bilgilerin davacı tarafından verildiğini ve gümrük idaresine bildirilen GTİP numarasının da davacının kendilerine verdiği numaraya uygun yazıldığını, yanlışlığın davacı tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak davalı tarafın savunmasını ispat edemediği belirtilmiştir. Oysa, TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin ayıplı ifa edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını ispat yükünün kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir. Ayrıca, davalı taraf savunmasında, gümrük işlemlerinde emtiayı temsil eden “gümrük tarife istatistik pozisyonu” (GTİP) numarasının gümrük hizmeti alan davacı tarafından tespit edildiğini ve davacı yükümlülüğünde olan bu bildirime dayalı olarak kendisi tarafından işlemlerin yapıldığını savunmuş olup, hatalı olduğu gümrük idaresince tespit edilen numaranın davacı tarafından TSE belgesi alınırken de kullanıldığını ileri sürerek anılan belgenin suretini dosyaya ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, gümrük işlemlerinde bildirilen GTİP numarasını belirleme yükümlülüğünün kimde olduğunun ilgili mevzuat ve uygulama gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilerek davalı savunmasında belirtilen TSE belgesinin alınması aşamasında başvurunun kim tarafından ne zaman yapıldığı da araştırılmak suretiyle davalı tarafından yapılan bir hatanın bulunup bulunmadığının usulünce tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.