Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/8035 E. 2010/6609 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8035
Karar No
2010/6609
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Silifke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2006/16 - 2008/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 10.000,00 YTL borç verdiğini, bu paranın Davalının ortağı olduğu şirket hesabına yatırıldığını, bu paranın 3.000,00 YTL’nın davalı tarafından ödendiği halde bakiyenin ödenmediğini ileri sürerek, 10.000,00 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalıya borç verildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin davalıya 10.000,00 YTL borç para verdiğini, bu paranın tarafların ortak oldukları dava dış limited şirketin banka hesabına yatırıldığını ileri sürmüş, davalı ise davacıdan borç para almadığını savunmuştur. TMK’nın 6. maddesine göre iddia sahibinin iddiasını ispat etmesi gerekmekte olup davanın niteliği ve kapsamı ile dava konusu değere göre, davalıya düşen ispat hususu, HUMK'nun 289. maddesi hükmüne dayalı olarak, açık bir muvafakat olmadıkça tanıkla ispat olunamaz. Bu hususun, HUMK'nun 288. maddesi hükmü kapsamında, kesin delille ispatı gerekir. Bu itibarla, dava dilekçesinde, yemin deliline de dayanılmış olması nedeniyle mahkemece, davacı yana yemin teklif hakkı hatırlatılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının iddiasının diğer kesin deliller ile ispat edilemediği halde yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8035, K. 2010/6609, T. 08.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-8035-e-2010-6609-k-7c97f2853d2d