Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/13681 E. 2012/5027 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13681
Karar No
2012/5027
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/07/2010 tarih ve 2009/1024-2010/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı aile şirketinin %24,99 hissesine sahip bulunduğunu, 23/6/2009 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında TTK'nın 349. maddesi uyarınca müvekkilinin temsilcisinin özel denetçi atanması talebinde bulunduğunu ancak bunun çoğunluk tarafından ret edildiğini, bu nedenle TTK'nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi tayini talebinin zorunlu bulunduğunu ileri sürerek şirkete özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava açmaya yetkili bulunduğuna dair belgeleri sunmadığını, davacının hisse senetlerini bankaya tevdi etmesi gerektiğini ve özel denetçi atanması talebinin genel kurulda reddedilmiş olması şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının özel denetçi tayin edilmesine ilişkin genel kurula verdiği önergenin gündeme alınmaması nedeniyle reddedilmiş sayıldığı, davalı şirketin satışlarının düşmesi, stoklarının kalmaması ve atıl hale gelmiş olması nedenleri ile de TTK'nın 348. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle dava tarihinden geriye doğru iki yıl içindeki hususların tahkiki için özel denetçi tayinine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, şirkete özel denetçi tayini isteminden ibarettir. TTK'nın 348/2. maddesi uyarınca, özel denetçi tayini talep eden pay sahiplerinin, dava neticesine kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini muteber bir bankaya tevdi etmesi gerekir. Dava tarihinde bu şart ikmal edilmemişse mahkemece verilecek mehil içinde bu eksikliğin tamamlatılması şarttır. Dosyada bulunan 24/06/2010 tarihli bilirkişi raporunda da, davalı şirketin pay senetleri basılı olmadığından bunların bankaya tevdinin mümkün bulunmadığı ancak bunun ortaklar pay defteri üzerine şerh konulmak suretiyle aşılabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen mahkemece TTK'nın 348/2. maddesinde belirlenen şart yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13681, K. 2012/5027, T. 30.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-13681-e-2012-5027-k-154a4ed19e4c