Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/12352 E. 2012/17237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12352
Karar No
2012/17237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2010tarih ve 2009/71-2010/234 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.10.2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ...ile davalı ... TAŞ. Genel Müdürlüğü vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın ticari müşterisi olup, müvekkili tarafından internet bankacılığı kullanılarak dava dışı ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. hesabına EFT ile para gönderilmek istenirken yanlışlıkla davalı Banka'nın müşterisi olan diğer davalı şirketin hesabına paranın gönderilmiş olduğunu, isim benzerliği nedeniyle yapılan yanlışlığın müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine EFT yapılan tutarın iadesi ile ilgili olarak davalı Banka'ya düzeltme mesajı gönderildiğini, ancak davalı Banka'nın düzeltme mesajına herhangi bir cevap vermediğini, davalı Banka'ya yazılı olarak yapılan başvuru sonucunda ise sözkonusu EFT’nin davalı şirketin hesabına doğrudan geçtiği ve şirketin bankaya olan kredi borcu nedeniyle gelen miktar üzerine genel kredi taahhütnamesinin ilgili hükümleri gereğince hapis, takas ve mahsup hakkı kullanılarak borçlunun borcuna mahsup edilmesi nedeniyle iade talebinin yerine getirilemeyeceğinin bildirildiğini, davalı şirketin yanlışlıkla havale edilen miktarda müvekkili aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiğini, davalı Banka'nın da aslında diğer davalıya ait olmayan bedel üzerine haksız ve hukuka aykırı olarak el koyduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile 22.319,57 TL’nın ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Banka vekili, davalı şirketin banka hesabına 24.11.2008 tarihinde EFT yoluyla gelen davaya konu miktarın hesap blokeli olduğundan müvekkili bankanın kredi sözleşmesinden doğan haklarını kullanarak borçlunun riskinden bu miktarın düşüldüğünü, davaya konu havalenin gönderilmesinde müvekkili bankanın bir kusuru olmadığı gibi hesaba gönderilen bir paranın hesap sahibinin yazılı talimatı olmadan hesaptan çekilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle davacının iade talebinin yerine getirilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin banka hesabına 24.11.2008 tarihinde yanlışlıkla gönderilen miktar kadar davacı aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiği, hesaba geçen bir paranın banka tarafından alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulü ile 22.319,57 TL’nın 24.11.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, açıkça avans faizi talep edilmemesi nedeniyle ticari reeskont faizi uygulanmasına yönelik istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak, davalı şirketin banka hesabına yanlışlıkla gönderilen paranın tahsili istemine ilişkin işbu davada uyuşmazlığın ticari nitelikte olmasına ve davacı tarafından ticari reeskont faizi oranında faiz isteminde bulunulmasına göre, davacının bu isteminin 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesinde düzenlenen ve ticari işlerde uygulanması mümkün avans faizi oranına yönelik olduğunun kabulü ile hüküm altına alınan miktarın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yasal faize karar verilmesi yerinde değilse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında geçen “yasal” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “avans” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin ... Ürünleri Pazarlama Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12352, K. 2012/17237, T. 01.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-12352-e-2012-17237-k-6f9c38a6e602