Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/11583 E. 2012/17225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/11583
- Karar No
- 2012/17225
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.02.2010 tarih ve 2008/243-2010/15 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.10.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin çelik ve alüminyum konstrüksiyon, cam giydirme cephe reynobond kaplama inşaat vs. işleri ile iştigal ettiğini, 2002/14385 nolu "şekil+METAL YAPI+Metal ve Yapı Sistemleri Tic. A.Ş.” ibareli marka tescili bulunduğunu, davalının ticaret unvanında yer alan “metal yapı” ibaresinin müvekkilinin tescilli markası “metal yapı” ibaresini çağrıştırdığını ve iltibasa yol açtığını, davalının yazılı basında ve internette verdiği ilanlarda anılan ibareyi kullanarak müvekkilinin markasına tecavüzde bulunduğunu, markaya tecavüzün durdurulması istemi ile davalıya ihtar çekilmesine rağmen davalının “metal yapı” ibaresini kullanmaya devam ettiğini, bu davranışın müvekkilinin markasının değerini fiilen kaybetmesine ve müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını, davalının “metal yapı”, "metal yapı adi ortaklığı, Metal Yapı Konut Ticaret Ltd. Şti vs " gibi şirket isimlerini basında, çeşitli reklam ve ilanlarda, internette kullanmak suretiyle markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'i ile 556 sayılı KHK’nun 66. ve 67. maddeleri ile TTK’nun 58/2. maddesi gereğince belirlenecek meblağdan hangisi yüksek ise o meblağın hüküm altına alınması kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin 29.09.2000 tarihinde kurulduğunu, davacının marka tescilinin 11.06.2002 tarihi olup davanın 6 yıl beklendikten sonra 2008 yılında açıldığını, müvekkilinin “metal yapı” ibaresini davacının marka tescilinden çok önce kullanmaya başladığını ve kullanımın haklı nedene dayandığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret unvanlarının TTK hükümlerine göre mecburi kısımları çıkartıldıktan sonra kalan ayırtedici kısımlarının her iki markada olan METAL ibaresi olduğu, tarafların benzer alanda ticari faaliyet gösterdikleri, davalı tarafın METAL YAPI ibaresini kullanımının reklam ve tanıtımlarının içeriği bütünsel olarak dikkate alındığında davalı firmayı işaret ettiği, bu kullanımlardan davalı firmanın ticaret sicilindeki unvanının anlaşıldığı, davacının markası ile karışıklığa yol açmadığı, davacının markası sadece "METAL YAPI " ibaresinden oluşmayıp "şekil+METAL YAPI+Metal ve Yapı Sistemleri Tic. A.Ş." ibarelerinden oluştuğundan davacının markasının bir bütün olarak ele alınması gerektiği, davacının markasındaki Metal Yapı ibaresi yapı sektöründe sıkça kullanılan ve yapının cinsini gösteren ayırtediciliği zayıf bir marka olduğu, davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının davacının markasına tecavüz oluşturmayacağı gibi reklam ve tanıtımlarında Metal Yapı ibaresinin öne çıkartılmasının da davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet yaratmayacağı, davacının marka tescil başvurusu 11.06.2002 tarihli olup davalının ticaret unvanı tescilinden sonra olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.