Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/10953 E. 2012/15115 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10953
- Karar No
- 2012/15115
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.03.2010 tarih ve 2008/946-2010/130 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.10.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisinin davacı şirket adına Haker adlı teknesini 50.000.000.000 TL'sına davalı şirket nezdinde sigortalattığını, 02.03.2004 tarihinde teknenin çalındığını, buna rağmen davalı sigortaca ödeme yapılmasına yanaşılmadığını ileri sürerek, (50.000.000.000) TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tekne sigorta sözleşmesi akdedildiği anda sigorta ettirenin meşru menfaatinin olmaması halinde, sözleşmenin emredici nitelikteki TTK.nun 1339. maddesine aykırı olmakla geçersiz olduğunu, davacının malik olduğuna dair ibraz ettiği Motorsuz Tekne Satış Sözleşmesi'nin sahte olduğunun anlaşıldığını, davacının tekneyi kendi adına sigorta ettiremeyeceğini, hırsızlık olayının kanıtlanamadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, TTK'nun 1269. maddesi uyarınca, anılan maddede sayılan kimselerin bu menfaati sigorta ettirmek hakkına sahip oldukları, davacının tekne üzerinde menfaati bulunduğunu gösteren noter satış sözleşmesinin sahte olması, teknenin ticari kayıtlarında görünmemesi, tekneye ilişkin vergi kaydının olmaması nedeniyle tekneyi sigorta ettirmede bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 26.02.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak yapılan yargılama sonucu, davaya konu teknenin küçük olması nedeni ile TTK’nun 844. maddesine göre tescil zorunluluğunun bulunmadığı, TTK nun 867. maddesinde ise sicile kayıtlı olmayan gemilerin mülkiyet ve sair ayni hakları ile ilgili olarak Medeni Kanunun menkullere ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, Medeni Kanunun zilyetliği mülkiyete karine olarak kabul ettiği, davacının tekneye sigorta poliçesinin düzenleme tarihinde ve öncesinde zilyet olduğu, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda teknenin sahibinin ... isimli şahıs olarak kabul edilmesinden ve satış senedinin sahteliğinden yola çıkılarak davacının malik ya da emin sıfatı ile zilyet olmadığı sonucuna varılmış ise de, davacının tekneyi başkalarından almış olma ihtimalinin değerlendirilmediği, bu nedenle bilirkişi raporunun bu kısmına itibar edilmediği, davacının bu tekneyi tam olarak tespit edilemeyen bir şahıstan aldığı, tanıklar tarafından ücret karşılığı motorunun monte edildiği, elektrik işlerinin ve ahşap kısımlarının tamirinin yapıldığı, giderlerinin şirket tarafından karşılandığı teknenin sigortalanmasında menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 50.000 TL’nın temerrüt tarihi olan 13.05.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalıya çekilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden ve ihtarda verilen 30 günlük süreden sonra davalının temerrüde düştüğü belirtilerek faiz başlangıcı tesbit edilmiş ise de, davalıya çekilen ihtarın tebliğ tarihi 13.4.2004 olmasına rağmen sehven 13.4.2005 olarak belirtilmiş ve bu şekilde faiz başlangıcı hatalı olarak 13.05.2005 olarak tesbit edilmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 2. Bendinde yer alan “13.05.2005” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “13.05.2004” ibaresinin konulmasına, hükmün düzeltilen işbu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.227,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.