Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/10515 E. 2012/5122 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10515
- Karar No
- 2012/5122
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.05.2009 tarih ve 2005/110 - 2009/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın merkez şubesinde üç ayrı hesaplarının bulunduğunu, 1996-1997 yıllarında yasal süresi içinde havale edilmeyen meblağlardan dolayı 1479 sayılı Yasa’nın ek 6 ncı maddesi uyarınca 63.375,21 TL mevduat faizi ve 3095 sayılı Yasanın 2 nci maddesinde dolayısıyla 114.312,35 TL olmak üzere toplam 177.687,56 TL alacaklarının doğduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle kurum zararının ana paraya dönüştüğünü, dava tarihine kadar reeskont faizi mevduat faizi ve vadeli mevduat faizi olmak üzere toplam alacağın 657.998,13 TL'na ulaştığını iddia ederek, bu miktar alacağın, dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont faizi, 1479 sayalı Yasa’nın ek 6 ncı maddesine göre vadeli mevduat faizi ve vadesiz mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı adına tahsil edilen primi ve diğer alacaklarının hesaplara geç intikal ettirilmesi nedeniyle ancak cezai faiz ödenmesi gerektiğini, bu nedenle hesaplanan 63.069,67 TL'nın 06.04.1999 tarihinde kurum hesabına alacak kaydedildiğini, bunun dışındaki taleplerin yersiz olduğunu, hesaplamaların nasıl yapıldığının belli olmadığını, valör tarihinin işlem tarihi olarak esas alındığını, cezai faizin ana para hale gelmesinin ve meblağa vadeli, vadesiz ve reeskont faizi tahakkuk ettirilmesinin hiçbir yasada yer almadığını, bu durumun faize faiz talep etme anlamında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin 08.06.2004 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, alınan rapor ve ek raporlar kapsamında davanın kısmen kabulü ile 264.618,78 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 73,90 TL temyiz başvuru ve 15.718,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.