Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/1009 E. 2011/10195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/1009
- Karar No
- 2011/10195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2009 tarih ve 2008/10 - 2009/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmanın Muratpaşa Şubesi'nin acenteliğini yaptığını, Bayrampaşa Şubesi'nden 17.09.2007 tarihinde gönderilen kargonun 18.09.2007 tarihinde kendi acentelerinde kaybolduğunu,davalının gönderici firmaya ödediği zararı müvekkil acentenin hak edişinden haksız olarak kestiğini, oysa taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi ve şube yönetmeliğine göre kontörün taşınması yasak kargo kapsamında olduğunu, buna rağmen davalının Muratpaşa Şubesi'nin kontörü kabul ettiğini ve kendilerine taşınmak üzere gönderdiğini, hasardan sorumlu olmadıklarını savunarak, 12.756 TL'nın 10.12.2007 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 17.09.2007 tarihinde gönderici tarafından içeriği bilinmeyen kargonun kendilerine teslim edildiğini, paketin davacıya verildiğini, kendi kusurlu hareketi sonucu kaybolduğunu, şüpheli haller dışında kargo içeriğini inceleme yetkileri olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yasak olduğunu bildiği halde kontörleri alması nedeniyle % 40, davacının ise gerekli önlemleri almayarak kargonun kaybolmasına sebebiyet vermesi nedeniyle % 60 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.102,40 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde ticari faiz talep etmiş olup, davalı da tacirdir, TTK'nun 3. maddesi uyarınca bir müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesinde; "arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avanslar için uygulanan faiz oranına göre istenebileceği" belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans faiz oranına hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 1 numaralı fıkrasında geçen “ yasal faiziyle “ ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “değişen oranlarda avans faiziyle” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 285,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.