Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/8382 E. 2010/1681 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8382
Karar No
2010/1681
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2006/717 - 2008/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket emrine düzenlenmiş olan 26.09.2006 keşide tarihli 30.000 YTL bedelli çekin müvekkilinin işyerinden çalındığını, Şişli C. Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/451 Esas sayılı dosyası ile çalınan çekler için iptal davası açıldığını, yargılama devam ederken davalı ...’ın dava konusu çeke dayalı olarak İstanbul 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/15629 Esas sayılı dosyasında hamil sıfatı ile takip başlattığını, çekin arka yüzünde müvekkili şirketin cirosu olarak görünen kısımdaki kaşenin, şirket adresinin sahte olduğunu, imzanın şirket temsilcilerine ait olmayıp sahte olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, çalıntı çek ile takip yaptığını ileri sürerek, TTK’nun 675 vd. maddeleri uyarınca 26.09.2006 tarih ve 30.000 YTL bedelli çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu çeki alacağına karşılık ... Aksoy’dan ciro ve teslim yolu ile iktisap ettiğini, dava konusu çek emre düzenlenmiş olup TTK’nun 700/1 ve 702 maddeleri uyarınca yetkili hamil olduğunu, çekteki ciro silsilesinin tam olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, iktisapta müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, keşidecinin İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu davada müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi ve yetkili hamil olduğunun kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak savcılık soruşturmasının devam ettiği, açılan çek iptali davasında çeki elinde bulunduran aleyhine istirdat davası açılması için süre verildiği ve işbu davanın açıldığı, davacının cezai ve hukuki açıdan yasal işlemleri başlattığı, dava konusu çek emre yazılı olduğundan ciro ve teslim gerektiği, çekteki birinci ciranta imzasının ve şirket kaşesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, TTK’nun 713. maddesinde öngörülen muhatabın ciro imzalarının geçerliliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmaması kuralının yalnızca muhatap bankaya yönelik bir hüküm olup, anılan hükmün ciranta ve hamil ile ilgili olmadığı, ilk ciro imzasının sahteliğinin incelenmesi gerektiği, davacının ciroda sahtelik iddiasına dayandığı, davacı çek lehdarının birinci ciranta olarak cirosunun sahte olduğu ve ciro silsilesinin sıhhatinin ortadan kalktığının ispatlandığı gerekçesiyle davacının 26.09.2006 keşide tarihli, 30.000,00 YTL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, çalındığı ileri sürülen çekin TTK’nun 675. maddesi uyarınca istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu çekin yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, söz konusu çekin müvekkilinin işyerinden çalındıktan sonra çekin arka yüzüne yazılan ve müvekkili şirketin cirosu olarak görünen kısımdaki kaşenin ve şirket adresinin sahte olduğunu, imzanın da şirket temsilcilerine ait olmayıp sahte olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu iddia ederek, çekin TTK’nun 675. maddesi uyarınca istirdadını talep etmiştir. Davalı ise çeki kendisine alacağına karşılık ... Aksoy’un verdiğini belirtmiştir. Mahkemece, davacının 26.09.2006 keşide tarihli, 30.000,00 YTL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir TTK’nun 704. maddesi hükmünde "Çek herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa-ister hamiline yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef" olduğu öngörülmüştür. Ancak, belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir. Bu açıklamalar ve davacının dava dilekçesindeki TTK’nun 675 vd. maddesine dayalı olarak 26.09.2006 tarih ve 30.000 YTL bedelli çekin istirdadına karar verilmesi talebi dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının talebi aşılarak “davacının 26.09.2006 keşide tarihli, 30.000,00 YTL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine” karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8382, K. 2010/1681, T. 15.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-8382-e-2010-1681-k-b355d184c1b4