Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/7741 E. 2011/982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/7741
- Karar No
- 2011/982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/265 - 2008/2158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'in kullandığı yolcu minibüsünden inerken minibüsün hareket etmesi sonucu müvekkilinin yaralandığını, femur kırığı oluşup aylarca tedavi gördüğünü, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna göre kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır derecede (4) olduğunun ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede hafif olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin olay nedeniyle ev işlerini dahi göremez hale geldiğini, Eskişehir Sulh Ceza Mahkemesi'nde ceza davasının devam ettiğini ileri sürerek, 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., olayda kusurunun olmadığını, davacının kusurlu olduğunu, ceza davasında davacı ile uzlaştıklarını 1.500 TL parayı davacıya verdiğini, ayrıca hastane ve platin masrafı olarak 2.125 TL ödediğini, sigorta şirketinin de davacıya 2.250 TL verdiğini, davacının talep edebileceği maddi ve manevi zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'in kullandığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı, davalının tam kusurlu olduğu, davacının yaptığı giderlerle ilgili belge ibraz edemediği, davacıya tedavi, hastane giderleri ve diğer giderlerini karşılamak üzere davalı ... tarafından elden para verildiği, davalı ... şirketinin de tazminat ödediği, ceza davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili kararı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tedavi giderlerine ilişkin olarak, daha fazla tedavi gideri yapıldığını ispatlayamamasına göre, aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesine göre, “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsî haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” hükmü bulunmaktadır. Davacı, davalı ... hakkında Sulh Ceza Mahkemesi'ne açılan ceza davasında “Sanıkla anlaştım, kendisinden şikayetçi değilim” şeklinde beyanda bulunduğu ve bu nedenle ceza davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere, davacı şahsi halarından vazgeçtiğini ayrıca açıklamadığı için maddi ve manevi tazminat davası açmasına engel bir durum olmadığı dikkate alınmadan, ceza davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 3-Davacı vekili tedavi süresince yaptığı masraflar ve işgöremezlik nedeniyle 1000 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu anlaşıldığına göre, davacıya, tedavi süresince ne kadar masraf yaptığı ve ne kadar iş gücü kaybı tazminatı talep ettiği açıklattırılarak, işgöremezliğe yönelik olarak taraf delilleri toplanıp değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4-Davacının olay nedeniyle femur kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve tedavi gördüğü sabit olduğu halde, BK'nun 49. maddesi gereği manevi zarar şartlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.