Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/5356 E. 2010/11467 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5356
Karar No
2010/11467
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/419 - 2009/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığını eşinden devraldığını, Afyonkarahisar AHM’nin 2005/260 esas sayılı dosyasında, davacının kooperatife ortak olduğunun tespitine karar verildiğini, kararın onandığını, 29.04.2008 tarihinde karar düzeltme isteminin reddine karar verildiğini, buna rağmen müvekkilinin 18.06.2006 tarihinde yapılan 2005 yılı olağan genel kuruluna çağrılmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 1 aylık yasal sürede açılmadığını, genel kurul kararının iptali için alınan kararların yasa ve anasözleşmeye aykırı olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının 18.06.2006 tarihli genel kurul öncesinde kooperatife ortak olduğunun tespit edildiği, buna rağmen genel kurula çağrılmadığı, bu durumda genel kurul kararının iptalinin istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, Kooperatif Kanunu’nun 53/1 maddesi gereğince davanın 1 aylık yasal sürede açılmadığını savunduğuna göre, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şayet dava süresinde ise, Kooperatif Kanunu’nun 98.maddesi delaletiyle TTK 368.maddesine göre usulüne uygun çağrı yapılmamış olması genel kurulda alınan kararların yoklukla malül olduğu sonucunu doğurmayıp bu usulsüzlüğe muhatap olan ortaklara iptal davası açma hakkı verir. Ancak genel kurul kararlarının iptali için de, bu kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun ispatı gereklidir, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlük iptal nedeni oluşturmaz. Bu durumda, davacının iddiaları da gözönünde bulundurulmak suretiyle yukarıda değinilen hususlar nazara alınarak, inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5356, K. 2010/11467, T. 08.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-5356-e-2010-11467-k-60140b24e199