Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/3217 E. 2010/9525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/3217
- Karar No
- 2010/9525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/351-2008/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan kooperatifin üyesi olduğu dönemde 26.06.2005 tarihli genel kurul kararı ile yapılmasına karar verilen imalatlar için verdiği bononun ciro edilmek suretiyle diğer davalılara geçtiğini, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin davalı kooperatife yapması gereken işi yapmadığını, bu duruma rağmen davacının keşide ettiği senedi ciro etmek suretiyle davalı ...'in icra takibi başlatmasına neden olduğunu, esasen yapılması gereken işlerin yapılmadığını ileri sürerek, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2006/9775 E. sayılı dosyasının takip dayanağı olan 40.800,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının genel kurul kararı gereği verdiği senedin ciro edilerek yüklenici ... Ltd. Şti.'ne teslim edildiğini ve davacının 27.10.2007 tarihinde hissesini devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...vekili, müvekkilinin kambiyo senedine dayalı ve iyiniyetle icra takibi başlattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatif üyesi olan davacının yapılacak imalatlar nedeniyle senet verdiği ve davacının hissesini 27.10.2007 tarihinde devrettiği nazara alındığında, senedin aidat ödemesi olarak verildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle de davacının davalı kooperatife borçlu olduğu, hisse devrinin tek başına senedin bedelsizliğini doğurmayacağı, takip davanağı olan senedin TTK'nun 688. maddesinde belirtilen zorunlu unsurlardan tanzim yerini ihtiva etmemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfını taşımadığı, bu nedenle de ciro yolu ile el değiştiremeyeceği, BK'nun 163. maddesine uygun yazılı devrin ise bulunmadığı, bu hali ile davalılardan ...ve ... Ltd. Şti.'nin meşru hamil olduklarının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı kooperatif bakımından davanın reddine, diğer davalılar bakımından ise kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.