Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/1732 E. 2010/7123 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1732
Karar No
2010/7123
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2007/266-2008/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının taşıyanı olduğu müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın Türkiye'den Irak'a taşınması sırasında aracın devrilmesi sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödenip tahsiline yönelik olarak başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu hasara uğramış malların sağlam haldeki değerinin bile takipteki miktar kadar olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiş, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı taşıyıcının CMR.Konvansiyonu hükümlerine göre dava konusu hasardan davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının sigortalısına ödediği 54.446,68 YTL tazminatı davalıdan talep eddebileceği, alacağın likit ve itirazın da haksız olduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline, asıl alacak olan 54.446,68 YTL'nin %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın uğradığı hasar bedelinin davalı taşıyıcından rücuen tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, CMR Konvansiyonu’nun 23. maddesi hükmü, malların kısmen veya tamamen “kaybından” dolayı talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini düzenlemiştir. Kısmi “hasar” halinde bu madde uygulanamaz ise de bu kez hem zarar miktarı hem de sorumluluk sınırı açısından CMR Konvansiyonu’nun 25 nci maddesi hükmü uygulanmalıdır. Bu hüküm uyarınca zarar ve ziyan vukuunda taşıyıcı, malların 23. madde 1, 2 ve 4 ncü paragrafları gereğince tespit edilen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder. Ancak tazminat, mallar kısmi hasara uğramış ise eksilen kısım için ödenmesi gereken miktarı geçemez. Somut olayda, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda emtianın kısmi hasara uğraması söz konusu olduğundan, hükmedilecek tazminat miktarı hesaplanırken CMR Konvansiyonu’nun 25 nci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu madde hükümlerine göre hesaplama içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 2- Öte yandan, özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması tazminat açısından incelemeyi ve hakimin takdirini gerektirmekte olup tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur. Bu itibarla, mahkemece, İİK'nun 67. maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra-inkar tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü de keza doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1732, K. 2010/7123, T. 21.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-1732-e-2010-7123-k-c1a21be54569