Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/1508 E. 2010/7097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1508
Karar No
2010/7097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2005 tarih ve 2005/136 - 2005/719 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalılardan TMSF’nin el koyduğu bankalara bir borcu olmamasına rağmen ödemeye çağrıya itiraz edildiğini, genel kurulca seçilmiş yönetim ve denetim kurulunun bu davalı tarafından görevden alındığını, kendisinin belirlediği diğer davalılar olan yeni yönetimi atadığını, yeni yönetimin daha önce itiraz edilmek suretiyle durdurulmuş olan ve davalı TMSF’nin istemiş olduğu hazine alacağıyla ilgili gönderdiği ödeme emrine itiraz etmeyerek borcu kabul ettiklerini, takibin kesinleştirildiğini, işlemlerin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin kar payı ve tasfiye payı üzerindeki müktesep haklarının kasten ihlal edildiğini, davalı TMSF’nin hem alacaklı hem de borçlu durumuna geçtiğini, diğer davalı yöneticilerin TTK’nun 332 nci maddesine aykırı davrandığını, TCK’nun 508. ve 510. maddelerinde ifadesini bulan suçları işlediklerini, hazine alacağından müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirkette organ boşluğu doğduğunu ileri sürerek, davalı şirketin davalı TMSF’ye borcunun olmadığının tespitine, bu şirkete kayyım atanmasına, şimdilik şirketin uğradığı 1.000.000.000 TL zararın tazminine ve şirkete ödenmesine, 5020 sayılı Kanun’un 15/7 nci maddesinin anayasa aykırılığı iddiasının kabul edilmesine ve bu yönde Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı TMSF vekili, işlemin idari karara dayandığını, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, esasen alınan kararlarda yanlışlık olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili, davacının müvekkilinin hissedarı olduğunu, böyle bir davayı açma hakkı bulunmadığını, müvekkilinin TMSF tarafından devir alındığını, pasif husumet düşmediğini savunmuştur. Diğer davalılar vekilleri, davacının ortak sıfatıyla bu davayı açma hakkının bulunmadığını, iddiaların asıl dayanağının idari karar olduğunu, idari yargının görevli bulunduğunu, Bankalar Kanunu’nun 15/7-a maddesi uyarınca davalı TMSF tarafından atanan müvekkillerine doğrudan dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, davalı TMSF’ye yönelik iddialarının temelinin idari karara dayandığı, şirket ortağının şirket adına böyle bir menfi tespit davası açamayacağı, yöneticiler tarafından bu davanın açılması gerektiği, davalı şirketin ortaklıklarının temettü hariç davalı TMSF tarafından devralındığı, ortak sıfatıyla TTK hükümlerine göre dava açmasının da mümkün bulunmadığı, ortak olarak TMSF işleminden bir zarar görmüş ise idari yargıya başvuracağı gerekçesiyle davalı TMSF hakkındaki davanın idari yargının görev alanına girdiğinden görev yönünden, diğer davalılara ilişkin davanın ise davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1508, K. 2010/7097, T. 21.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-1508-e-2010-7097-k-7f4367df8376