Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/14739 E. 2010/3620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14739
Karar No
2010/3620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 gün ve 2006/244 - 2007/702 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.09.2009 gün ve 2008/4885 - 2009/9365 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 oranında pay sahibi olduğunu, dava dışı iki ortağının daha bulunduğunu, doktor olan ve şirketin müdürlük görevini de yapan ortak ile yatırımların yapılması konusunda görüş ayrılığının ortaya çıktığını, bu ortağın şirketi kendi çıkarları doğrultusunda yönettiğini, gelir-gider hakkında bilgi vermediğini, defter ve diğer kayıtları incelemesine engel olduğunu, müvekkilinin ortaklığının sona erdirilmesi ve ortaklıktan çıkma hususunda şirketin ortağı ve yetkili müdürü ile 21.01.2006 tarihli protokol imzalandığını, bu protokolün gereğinin yapılmadığını, çekilen ihtarların karşılıksız kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına ve ayrılma payının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, davacının sermaye olarak emeğini koymadığı gibi, haksız rekabet edecek şekilde başka yerde çalıştığını, ana sözleşmenin sağlık hizmetleri verilmesi bakımından değiştirildiğini, en az iki doktorun ortak olması gerektiğini, davacı ortağın ayrılması halinde şirketin feshinin söz konusu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, TTK'nun 551 nci maddesi uyarınca haklı nedenin varlığı halinde ortağın şirketten ayrılabileceği, her ne taraflar arasında ‘ortaklığın sona ermesi’ başlığı altında bir protokol düzenlenmiş ise de bunun cihazlar ile bir kısım paraların teslimine ilişkin olduğu, özel olarak ortaklığın feshi ile ilgili yasal toplantı ve düzenleme niteliğinde bulunmadığı, diğer tüm iddiaların soyut kaldığı, sağlık hizmeti alanında hizmet veren davalı şirketin özel tüzük hükümlerine göre faaliyet gösterdiği, davacının payını devir ederek davalı şirketin işlerliğine helal getirmeyecek şekilde ortaklığının sona erebileceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/4885 E, 2009/9365 K sayılı ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14739, K. 2010/3620, T. 01.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-14739-e-2010-3620-k-3f95a417286a