Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/13534 E. 2011/6492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/13534
- Karar No
- 2011/6492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2009 tarih ve 2008/22 - 2009/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının diğer davalı şirketin yarı oranlı ortakları olduklarını müvekkilinin İtalya’da yaşadığını, şirketteki hissesinin üçüncü bir kişiye satılması konusunda davalı ile mutabakata varıldığı halde aylardır bir gelişme olmadığını, davalını şirket hesabından şahsi harcamalar yaptığını, özel menfaat sağladığını, şirketin davalı tarafından kötü yönetildiğini, şirketin zarar ettiğini ve ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğunu, haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, öncelikle müvekkilinin alacakları tespit olunarak ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini, bu talep kabul görmezse haklı nedenle davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı iddialarını asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı limitet şirket olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın fesih talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve ilana karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dava sebebinin dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan yasa maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir. Somut olayda ise mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin zarar etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine karine teşkil ettiği belirtilmiştir. Oysa, haklı neden olarak dayanılan şirketin kötü yönetildiği olgusunun somut delillerle ortaya konması gerektiği gibi salt olarak şirketin aktifinin azaldığından bahisle davanın kabul edilmesi de yerinde olmamıştır. Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacı iddiaları ile davalıların savunmaları üzerinde durularak ortaklardan şirketin devamının beklenemeyecek olduğu olguların bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.