Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/11171 E. 2011/4102 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11171
Karar No
2011/4102
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/29 - 2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi ve babası olan Barış Doğan'ın 29.01.2007 tarihinde intihar sonucu vefat ettiğini, vefatından önce davalı şirketle hayat sigortası poliçesi yaptığını, poliçede vefat durumunda 25.000 TL'nın ödeneceğinin belirtildiğini, buna rağmen sigorta şirketinin ödemede bulunmadığını ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL'nın başvuru tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müteveffa ile 05.09.2006-05.09.2007 arası 1 yıl süreli hayat sigortası poliçesi tanzim edildiğini, sigorta genel şartında intihar halinde ödeme yapılamayacağının belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesinde, intihar durumunda sigorta 3 yılın altında devam etmiş ise sigortacının o andaki riyazi ihtiyatını ödeyeceğinin belirtildiği, yine Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 20/a maddesi gereğince 1 yıldan uzun süreli poliçeler için riyazi ihtiyatın geçerli olduğu, müteveffanın sigorta süresinin 1 yıldan az sürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili hayat sigorta poliçesine dayanılarak açılan ölüm sigorta tazminatının ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir. TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde hayat sigortası sözleşmesinin intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür. Sözü edilen üç yıllık sürenin geçmesinden önce sigortalının intiharı anında akli melekeleri ne olursa olsun sigortacı sigortanın o andaki riyazi ihtiyatını (matematik karşılıklarını) öder. Riziko tarihinde yürürlükte olan 09.12.1996 tarihli Hayat Sigrotaları Yönetmeliği'nin 20/1. maddesinde ise aktüeryal matematiksel karşılıkların, bir yıldan uzun süreli hayat sigortaları için tarifelerin onaylı teknik eseslarında belirtilen formül veya esaslara göre ayrılacağı öngörülmüştür. Mahkemece, bu yönetmelik hükmünden yola çıkılarak sigortalının 29.01.2007 tarihinde öldüğü, sigorta poliçesinin ise bir yıl süreli olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. TTK'nun 1264/4. maddesinde yukarıda anılan madde sigorta ettiren kimsenin zararına olacak biçimde sözleşme ile değiştirilemeyecek hükümler arasında sayılmıştır. TTK'nun 1328/1. maddesinde de, intihar anında üç yıl devam etme koşulunu taşımayan sigorta sözleşme ilişkisinden dolayı riyazi ihtiyatın hak sahiplerince istenebilmesi için hayat sigortasının bir yıldan daha uzun süreli olma koşuluna yer verilmediğine göre, bu yönde yapılacak sözleşme veya normlar hiyerarşisinde yasanın altındaki bir düzenleme hükmünün TTK'nun 1264/4. maddesinin emredici hükmüne aykırı ve buna bağlı olarak da geçersiz olacağı açıktır. Mahkemece, özel yasa hükmü ile sigortalı veya başkaca hak sahibi lehine ihdas edilen bir hakkın yönetmelik hükmü ile ortadan kaldırılamayacağı ve koşullarının ağırlaştırılamayacağı gözetilerek, davacıların intihar eden sigortalı murislerinden dolayı riziko tarihinde geçerli olan Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenen matematik karşılıklar bağlamında tazminat isteme haklarının varlığı, kapsam ve niceliği araştırılarak, bu konuda hayat sigortası alanında deneyimi olan uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle oluşacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, kaynağını yasadan almayan tazminat isteme hakkını daraltıcı yönetmelik hükmüne göre davanın reddi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda aıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11171, K. 2011/4102, T. 08.04.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-11171-e-2011-4102-k-1e3c981591d9