Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/9242 E. 2010/366 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/9242
- Karar No
- 2010/366
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi BİRLEŞEN : İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 12.09.2007 tarih 2007/362-2007/225 Esas sayılı dosyası Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 14.02.2008 tarih ve 2007/202-2008/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 11.08.1987 yılından beri marina sahası içerisinde bulunan "M/Y ..." isimli teknenin sahibinin bulunamadığını davalının 15.03.2004 tarihinde Kaymakamlığa bildirdiğini, teknenin sahibinin ve sicil kaydının bulunamaması üzerine terekenin tespitine Hazine ve devri için Sulh Hukuk Mahkemesine açtıkları dava sırasında gidilen keşifte davalının tekneyi (birleşen davanın davalısı şirkete)sattığının öğrenildiğini ileri sürerek, satışın iptalini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı şirket vekili ile birleşen davada davalı şirket vekili davanın reddini istemiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyayı alan görevli mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, dava konusu teknenin 1987 yılından beri marinada terk edildiği, gemi siciline kayıtlı olmadığı, bu nedenle teknenin TTK' nun 867 nci maddesi uyarınca menkul mal hükmünde olduğu, buna göre MK' nun 767 nci maddesine göre sahipsiz bir menkulün malik olma iradesi ile zilyetliğini ele geçiren kimse onun maliki olduğu, asıl davanın davalısı şirketin MK' nun 769 ncu ve 770 nci maddesindeki prosedöre uyarak açık arttırma ile satışa çıkarttığı ve ihaleyi kendisinin kazandığı, daha sonra birleşen davanın davalısı şirkete sattığı, davacı Hazine' nin her iki davalıya karşı üstün korunması gereken tercihe şahan bir hakkı olmadığı gerekçesiyle, her iki davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, her iki davada davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.