Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/13950 E. 2010/11646 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13950
Karar No
2010/11646
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2006/664-2008/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davacı Avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dört ortaklı davalı limitet şirketin ortağı olduğunu, 24.05.2005 tarih ve 2005/08 numaralı ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin 3 yıl süre ile şirketi temsile yetkili kılındığını, davacının 10.10.2006 tarihli ihtarname ile şirket müdürlüğünden istifa ettiğini, şirketin diğer üç ortağının şirketi müvekkiline haber vermeden başka adrese taşıdığını, müvekkili ile irtibatın kopartıldığını ileri sürerek, davacının TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkmasına, ayrılma payının ticari faiziyle birlikte tahsiline, müvekkilince davalı şirkete ödünç verilen 1.000 YTL’nın ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf yanıt vermemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından şirketten çıkma nedeni olarak şirket kayıt ve defterlerinin kendisine gösterilmediğini ve şirket adresinin değiştirilmesini gösterdiği, davacının şirket ortaklığı vecibelerini yerine getirmek için veya şirkete ilişkin haklarını korumak için işbu davanın dışında herhangi bir yasal yolu denemediği, davasını ispat için ise sadece tanık deliline dayanıldığı, davacının şirketten çıkmak için haklı nedene dayandığı konusunda kanaat oluşmadığı sonucuna varılarak, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmaya yönelik davasının reddine, diğer taleplerle ilgili dava işlemden kaldırıldığından bu taleplerin tefriki ile başka bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, TTK.nun 551/2. maddesi uyarınca muhik sebeplerden dolayı davacının davalı limited şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının şirket ortaklığı vecibelerini yerine getirmek için veya şirkete ilişkin haklarını korumak için işbu açtığı davanın dışında herhangi bir yasal yolu denemediği, davasını ispat için ise sadece tanık deliline başvurduğu, bu hali ile davacının şirketten çıkmak için haklı nedenleri kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı limited şirketin diğer ortaklarının şirket merkezini davacıya haber vermeden değiştirdiği, şirkete ait defter ve kayıtları inceleme imkanı bulunmadığını iddia ederek işbu davayı açmıştır. Gerçekten de, dava dilekçesinin davalı şirkete tebliği için çıkartılan tebligatların “davalı şirketin adres bildirmeden ayrıldığı” gerekçesiyle iade edildiği, şirketin yeni adresinin ticaret siciline bildirilmediği, dava dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre davalı tarafa tebliğ edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava tarihinden önce şirket müdürü ve yetkililerinin şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresini terk etmeleri, şirket defter ve kayıtlarına davacı ortağın ulaşmasının mümkün olmaması karşısında mahkemece, TTK.nun 551/2. madde uyarınca davacının davalı limited şirket ortaklığından ayrılması için haklı nedenlerin bulunduğu kabul edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13950, K. 2010/11646, T. 11.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-13950-e-2010-11646-k-dc06a08f85ab