Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/13732 E. 2010/6036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/13732
- Karar No
- 2010/6036
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2008 gün ve 2003/424-2008/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, 25.05.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının ... / ... plakalı araç ile Kırgızistan - Mersin arasında 23.50 ton kuru fasulye yükü taşıdığını, davalının uzun süre eksik yük nedeniyle aracı beklettiğini, 17.01.2003 tarihinde yüklenen aracın, 31.01.2003 tarihinde Kazakistan /Keden Gümrüğüne ulaştığını, mal bedelinin ödenmemesi nedeniyle üreticilerin şikayeti nedeniyle mali polis tarafından 18.03.2003 tarihine kadar 46 gün bekletildiğini, bu sebeple müvekkilinin 3300 USD navlun ücreti, 9.200 USD bekleme ücreti, üreticilere verilmek üzere 4700 USD olarak davalıdan toplam 17.200 USD alacağı oluştuğunu, bu nedenle mallar üzerinde TTK 794. Maddesi gereğince hapis hakkı kullanıldığını, davalı aleyhine yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında bir taşıma mukavelesi olmadığını, bu sebeple icranın uyguladığı hapis hakkının usulsüz bulunduğunu, davalının malı CİF olarak satın aldığı, bu tür satışlarda navlundan davalının sorumlu olamayacağını, CPT ibaresinin de aynı anlama geldiğini, davacının emtiayı yüklemesinden sonra 1 ay geçmesine rağmen teslim edilmemesi sebebiyle davalıdan ihtarname ile akibetinin sorulduğunu ve buna rağmen 50 gün geçtikten sonra yükün üzerinde 10.04.2003 tarihinde hapis hakkını kullandığını, beklemenin davacı kusurundan kaynaklanmadığını, sürücülere verildiği bildirilen 4.700 USD’nin belgeye dayanmadığını, CİF satışta navlun bedelinin ödendiğinin ispatının davalıya düşmediğini savunarak,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketten navlun, bekleme ücreti talep edemeyeceği gibi şoförün ödediği bildirilen 4700 USD yönünden davadan feragat edildiği gerekçesiyle davacının kanıtlanamayan davasının reddine, takip kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.