Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/13146 E. 2010/8325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/13146
- Karar No
- 2010/8325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2007 tarih ve 2001/1323-2007/793 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan dava dışı ...A.Ş.' ne ait bilgisayar sistemleri ve donanımları emteasının davalı taşıyıcıya 37 koli teslim edildiği halde davalıdan 28 koli olarak teslim alındığını, eksik emtea bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, (15.569.000.000) TL:'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, emteanın alıcısına 17.11.2000 tarihinde teslim edildiğini ve TTK' nun 767.maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, Varşova Konvansiyonu' nun 30.maddesi uyarınca alıcının zarar talebini ancak son taşıyıcıya yöneltebileceğini, bu durumda davacının da ancak son taşıyıcı olan MNG Havayolları A.Ş.'ne karşı dava açabileceğini, aksi kabul edilse dahi müvekkilinin sorumluluğunun aynı Konvansiyonun 22.maddesi uyarınca 17 SDR ile sınırlı olduğunu savunmuştur. MNG Havayolları A.Ş.vekili, davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımanın davalı Danzas AIE.tarafından üstlenildiği ve son taşıyıcının MNG Havayolları A.Ş. olduğu taşımanın havayolu ile yapılması dolayısıyla uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, MNG Havayolları A.Ş.' ne 39 koli halinde teslim edilen malın alıcı ...A.Ş.' ne 31 koli olarak teslim edildiği, sigorta ettirenine ödeme yapan davacının ilk veya son tatşıyıcıya karış dava açabileceği, somut uyuşmazlıkta da ilk taşıyıcıyı tercih ettiği, davanın TTK' nun 1268.maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın (14.149) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın Varşova Konvansiyonu’nun 29. maddesinde belirtilen süresi içinde açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın bir kısmını eksik teslimi nedeniyle uğranılan zararın, davalı taşıyandan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından anılan Konvansiyonun 30. maddesi uyarınca davanın son taşıyan olan MNG. Havayolları AŞ.’ne açılması ve aksinin kabulü halinde dahi müvekkilinin sorumluluğunun anılan Konvansiyonun 22. maddesi uyarınca sınırlı olması gerektiği savunulmuş, mahkemece bu konuda üç ayrı bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulmuş, anılan heyet raporlarında uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı hususunda farklı görüşler bildirilmiş, mahkemece hangi bilirkişi raporuna neden itibar edildiği belirtilmeden, olaya Varşova Konvansiyonu’nun uygulanması gerektiği kabul edilmiş, ancak karar yerinde anılan Konvansiyonun 30. maddesine rağmen davacının dava açarken nasıl ilk veya son taşıyıcıdan birisini tercih edebileceği veya aynı Konvansiyonun 22. maddesinde belirtilen sınırlı sorumluluk ilkesinin neden uygulanmadığı konuları açıklanmamıştır. Gerçekten de Varşova Konvansiyonu’nun 18/3. maddesi uyarınca, havayolu ile taşıma süresi kural olarak havaalanı dışında kara, deniz veya nehir yoluyla yapılan bir taşımayı kapsamaz. Ancak belirtilen taşımalar havayolu taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yükleme, teslim veya aktarma amacıyla yapılmış ise meydana gelen her türlü zarar, aksi sabit olmadıkça havayolu ile taşıma süresinde meydana gelmiş farz olunur. Bu karinenin aksini ispat her zaman mümkündür ( Dr. Hüseyin Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, 1987, s:177). Somut uyuşmazlıkta da ziya, havayolu taşıması sırasında meydana gelmemiş olsa bile hava taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yapılan Shannon/İrlanda- Londra/İngiltere taşıması sırasında meydana geldiğine göre, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoksa da, karar yerinde davalı vekilinin anılan Konvansiyonun 30 ve 22. maddelerine dayalı olan ve yukarıda açıklanan savunmalarının nasıl karşılandığının açıklanmaması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.