Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1300 E. 2026/4143 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1300
Karar No
2026/4143
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/174 E., 2025/423 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 234/1. maddesinde düzenlenen "çocuğun kaçırılması veya alıkonulması" suçunun, 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda, 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ve hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci kez tekerrür" hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1300, K. 2026/4143, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1300-e-2026-4143-k-5383d0eb0aaf