Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5599 E. 2026/4441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5599
- Karar No
- 2026/4441
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/363 E., 2024/926 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirebilir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/448 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 37.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2021/2043 Esas, 2023/849 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/3. maddesi uyarınca uygulama yapılmasının gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmamış olması ve adli emanet memurluğunda kayıtlı eşyalar hakkında karar verilmemesi nedeniyle, mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2023/218 Esas, 2023/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık 5237 saylı Kanun'un 158/1-L, 158/3, 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 3750 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ancak kazanılmış hak ilkesi gereği 5 yıl hapis ve 1875 gün karşılığı 37.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/363 Esas, 2024/926 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; yüklenen suçu işlemediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, eksik incelemeyle delillerin takdirinde hataya düşülerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 26.04.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince sanık hakkında esastan ret kararı verildiği belirlenmiştir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 09.05.2024 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/363 Esas, 2024/926 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.