Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5325 E. 2026/6234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5325
- Karar No
- 2026/6234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/330 E., 2025/240 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet , beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, sanık ...'ın düşme hükmüne ilişkin temyizi, şikâyetçi ... vekili, sanık ... müdafi,sanık ... müdafii dışındaki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
A) Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin düşme hükümlerine yönelik temyizi ile Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden; Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden; Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, ...'nın resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmediği kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyizi yönünden ise; derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükmüne yönelik sanıklar müdafilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... , ..., .................., ..., ..., ..., ..., ... ,... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri ile resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan düşme hükümleri yönünden Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre, yüklenen suçun sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; aynı davada yargılandığı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat eden sanık ... lehine, aynı davada resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, bu nedenle avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, sanıklar ..., ... , ..., ..................., ..., ..., ..., ..., ... ve ... 'a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla yine sanıklara yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 08.05.2015 tarihi olduğu, bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekili ile sanık ... müdafi, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet, düşme ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.