Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/52 E. 2025/1813 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/52
- Karar No
- 2025/1813
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2471 E. 2024/437 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.10.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyizi; sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup katılan ...'yı arayan numaraların alınan HTS kayıtlarına göre aynı baz istasyonundan sinyal vermiş olması ve arayanların farklı kişiler olduğuna dair kesin delil de bulunmaması nedeniyle sanık hakkında TCK'nin 158/3 maddesinin uygulanmaması yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.